Duydum babam hastalanmış
Kanser ciğerini sarmış
Gözüm yaşla dolup taşmış
Oy ben ölem oy ben ölem
Bir yudum su içemiyor
Baba ocağı
bir kapı değildi sadece,
menteşelerinde çocukluk gıcırdardı
eşiğinde analı babalı günler beklerdi insanı.
Sefil gönlüm böyle kederle dolsun
Yaralı bağrımı ateşler sarsın
Dertlerin yüküyle yüreğim yansın
Ben mi istedim bu çileli hayat
Bana reva mıdır bu kanlı firkat
Gönlümde baharlar açmadan soldu
Düşersem kalkamam zalim felekten
Yıllardır nasibim gam ile hüzün
Üstüme yağan kar tipi ve dertten
Ben mi yaratmışım şu kaderi mi
Gönlüm yorgun artık sabır da tüken
Seninleyken bile seni bu kadar çok özlüyorken,
Ne olur sevgilim,
Sensizliğe mahkûm etme beni.
İster beni çarmıklara ger,
İstersen diri diri göm beni…
Ama ne olur sevgilim,
Geceler bağrımı, dağladı yaman
Aşkın ateşinde, kavruldu bu can
Yârimden yadigâr, kaldı bir figân
Kor ateş içinde, yanan ben oldum.
Gülşende bülbüller, sustular bir bir
Ey hayat,
Sana, zulmüne inat,
Ben ölmedim, hâlâ yaşıyorum.
Ben ölmedim…
Sadece sustum biraz.
Ben ölünce
hemen kapanmasın gözlerimin kapısı,
bırakın rüzgâr değsin kirpiklerime,
o gelir diye beklesin tenimin son sıcaklığı.
Toprak acele etmesin üzerime,
ben daha sevdamın gölgesine doymadım.
Kırk yılda bir güzel sevdim el etti beni.
Dost bildiğim sevdiklerim terk etti beni
Şu dünyada bir kez olsun yüzüm gülmedi.
Yalan dünya sizin olsun ben gidiyorum
Ne köşkler'de ne sarayda ne para'da.
Yar sanır ki,
ben ona yanlış yaparım…
O bilmez, içimde taşıdığım o ağır sevdayı,
bir nefeslik sızıyla devrilen dünyamı.
Bilmez ki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!