Başımda felaket hal
Nefsim olmuş bir barbar
Kör şeytanın emsali
Bırakmayınca mecal
Omzuma tüneyen bar
Batı’nın, Doğu’ya karşı en büyük kozu
Doğuluların, Batılılaşma psikozu.
Tanrı'dan, ıslah etmesini dileyelim
Brüksel lahanasına tav olmuş öküzü.
Öküz derken, hayvanlara değil sözümüz.
Balık, denizi toprak sanmış.
Ve köstebek, toprağı deniz…
Ömür bir su, ölüm bir anmış.
Gerisi et-kemik; bedeniz.
Yüreğini güne ser, kurut.
Benim adım Osman Batur
Silah giderse, can gider.
Altaylarda bir kurt ulur
Doru atlar bayram eder.
Türk elinde altın, demir
Itır ıtır kokan bir gül, varlığın..
Beni sorma;
Varlığını tavaf eden uğur böceği..
Uç, uç desen de yele vermişim coşkumu.
Işıl ışıl parlayan bir yakamoz, gözlerin..
Çatal dilli yılanlar,
Katı yürekli çıyanlar
Bir söz uçurmuş sana.
Yok ben balarısıymışım,
Yok her çiçeğe konarmışım,
Hoyratmışım falan filan..
Göğe tutkun martılar
Gümüş tellerle
Yakamoz oyası örerken
Gökyüzüne,
Dökülürken kanatlarından
İplik iplik hâle
Birkaç arşın bez benim için hil’at,
Benim için, cennet kapısıdır dâr.
Ve sevgiliden kaçmak büyük bid’at…
Berhudâr ol ey cellâdım, berhudâr.
Zayıf, güçsüz ve muhtaçsa mâsivâ
Kendinden pek eminsin.
Desene kibirlisin.
Doğrudur, biz köylüyüz
Sen bilge şehirlisin.
Kımız tarih öncesi,
Biliyor musun
Biliyor musun
Suya benziyorsun
Ve su da sana...
İkiniz de öz verirsiniz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!