Eşeğe semer vurulur; ata, eyer
Verme kimseye haddinden fazla değer.
Çelmeyi yiyip savrulunca anladık
Riyakârmış dost bildiklerimiz meğer.
Aziz Dolu Atabey
Gariplerin gözünü ekmek doyurur.
Zalimlerin gözünü toprak doyurur.
Muhammed’e yoldaşım diyorsa kişi
Bir yetim giydirir, bir öksüz doyurur.
Vardır elbet her yokuşun bir inişi
Esaret zincirleri kırılır bir gün.
Hayâsız saldırılar durulur bir gün.
Umudunu yitirme Oğuz’un soyu
Yeni cihan devletin kurulur bir gün.
Bugün belki güneş soluk, günler kara
___En güçlü silah, fikir;
En güçlü fikir, Türk milliyetçiliği…
___Ve önderimiz,
Cenneti mi özlemiştin,
Niye gittin Elçibey’im?
Bunu bize neden ettin,
Niye gittin Elçibey’im?
Sen, Kafkasların Oğuz’u
Biliyor musun?
Toprağa benziyorsun.
Ve toprak da sana…
İkiniz de doğurgansınız,
İkiniz de ana…
Birkaç damla ile
Elinde âsası, dede
Ömür de gelmiş sadede
Diyerek, Allah kerimdir
Tespih çeker saadete.
Elinde âsası, nine
Bir tenhâda elimi tutsan
Bir celvede benimle dolsan
Bir fincan kahve, kırk yıl hatır
Bir cezvede benimle olsan
Kırk katır olmazsa kırk satır
Ölüm; yastık altında saklanan kızıl ziynet
Umut tarlasını süsleyen gizemli nimet.
'
Bilmeden nereye doğru gittiğini
Sürüklenip duruyorsun bir rüyada.
Fark etmeden çevrende olup biteni
Yaşıyorum diyorsun bu yaşamaksa.
Kaldırımdaki sarı yapraklar gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!