Yer beni hey, yer beni.
Övüp durma yer beni.
İçime bir kurt düştü,
Gece gündüz yer beni.
Yer beni hoy, yer beni.
Kimse göçmez bu dünyadan mal ile
Herkes göçer bu dünyadan hâl ile
Kurtulursun yerden biten dal ile
Kurtlar, kuşlar dua etsin yeter ki.
Cennet yolu hem dikenli hem de dik
Çavuşun çaldığı tiz düdükle,
Midemi sardı ümid-i ükle.
Almış koynuna üç beş lülü
Kabarırken, pamuk püskülü..
Varıp bir çuvala dayandım.
Yine başımda sevdan var.
Gözyaşımla ıslanan kilim
Bire, yedi verirken
Yine hüzün çöker dağlarıma.
Sözlerin rüzgârla gitse de
İhtimal dışı bir sevgiydi
Benim, sana karşı duyduğum.
Benim, senden yana umduğum
Bir anlık bakış, bir ilgiydi.
Şu gözlerim hep nemli aldı.
Tutturmuş bir nas,
Bağırır bas bas.
Tarlalar nadas,
Yolcudur Abbas.
Konuşur dır dır
Yatsam, yastığımın altında
Kalksam hayâlimde, karşımda
Âlem sanırken küçük salda
Bilirim tuzaktır şu yolda
Binsem de bir gün küçük sala
Tepelerde kurtlar ulur.
Sesi, uzaklardan duyulur.
Gözü yolu kesince
Yolcu, yola koyulur.
Güller, yollara dökülür.
Yörüğüm cânım, Yörüğüm.
Durduysam bil ki ölüyüm.
Merak mı ettin aslımı?
Türk’ün, özgürlük gülüyüm.
Kışı, kışlakta yaşarım.
Bir göçer olsaydım keşke
Başımda kalpağım,
Sırtımda sarı abamla.
Kâh kavalım ötseydi,
Kâh mavzerim tütseydi.
Süt kokulu taylarla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!