Fatih, suru dövmeden kendi nefsini dövdü.
Fazla söze ne hacet, onu peygamber övdü.
Saliha ana gerek Fatih doğurmak için
Sonra bir Akşemseddin, mânen yoğurmak için.
Bir ordu ki, Ahrar’ın cübbesinden boşalır.
Köpeğin kemiktir davası.
Kurda hastır hayat kavgası.
Şerbet üstadı, nabızlara..
Gerçekte fikir maskarası..
Yüzü maske, ruhu yalaka…
Düşünmezsem aklım ölür
Sevmezsem, kalbim…
Tanrı’nın gücüne gider
İnanmazsam.
Sen Türklüğün Asena’sı
Sen Hazar’ın fırtınası
Hocalı’nın kini, yası
Bitmez ki Ganire Bacı.
Karabağ’ım, kara yazı
Gecenin çığlığında semah dönerken
Yukarı mahallenin yıldızları
Aşağı mahallede raksa durmuş gölgeler.
Biraz üzgün, biraz süzgün gözlerin
Dolunay gibi ufkuma doğmuş
Olanca güzelliğiyle.
Bana, gemilerine bin de git diyorsun
Ya da istersen yak.
Ben gemilerimi hiç getirmedim ki.
Beni rüzgârlar getirdi
Senin kapına;
Yazgım düşürdü, ayaklarına…
Karaları bağlıyorum
Lime lime olmuş sinem.
İçin için ağlıyorum
Hayâlimde ölmüş ninem.
Bir muamma genç yaşımda
Batı’dan ne aldığını bilmezsin,
Batı’ya ne verdiğini görmezsin,
Birazcık da yerli olsan ölmezsin
Şebek olmuşsun gidinin aydını.
Halay, horon, zeybek yabancı sana
Bir şafakla yola çıksak,
Kimi zaman yarış yapsak
Kimi zaman ağır aksak
Gökkuşağına yol alsak.
Birbirimize yaslansak,
Sana sarı bir gül versem
Sen de bana gülüversen..
Bir davam olsa, bir sevdam
Gönlümde göveriversen...
Umut olsan yüreğime,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!