Kat kat gökten yağarken ilâhî nur,
Kalplere dolarken ilâhî huzur,
Delice ilâhını arar umur.
Umulur ki, aradığını bulur.
Nefis her gün yeni putlar üretir.
Bugün yine seni gördüm düşümde
Bir gelinlik vardı, gördüm üstünde
Yazgın kötü müymüş nazlı gülüm, de
Çiğler gördüm yağmış, gamzen üstünde
Toprağın karnı şişmiş, doğuma an var.
Kanatlanmış tohum, uçmaya ümitvar.
Ör umutsuzluğa karşı kalın duvar.
Çınarlar gibi yaşamaya ümit var.
Aklıma geldikçe büyük ölüm
Ürpermeye başlar iliklerim.
Etim börtü-böceğe kalacak
Sokak köpeklerine kemiğim.
Varsın hayalim de senin olsun.
Bir karakış vakti Sen kıyısında
Kafamın içinde Türklük ülküsü
Ruhumu kavuran vatan hasreti
Böyle göçüyorum ebediyete
Donmuş cesedimi bulup çöpçüler
Defnedilmek üzere götürecekler
Vazgeç, diyorsun; vazgeç benden
Canımsın, senden vazgeçemem.
Kor olsa da taşıdığım ten
İnan ki vazgeçmem, geçemem.
Bakışlarınla öldürsen de,
Ben giderim bıçak sırtı bir yolda,
Genzimi yakarken gül kokan teni.
Yazık olur, derken âlem bu yolda
Dostun beyaz gülü yaralar beni.
Yüreğinden beni etti ya sürgün,
Ağacın özü,
yiğidin sözü,
sevdanın közü-
dür yârin gözü.
Birlikte mutlu,
Yalanı sevmediğimi bilirsin.
Sana, gelirim demiştim ya bir gün
Bak işte yol göründü, geliyorum.
Ne zaman, diyorsan; yarın öbür gün.
Gençlik gelmiş geçiyor
Ömür; bir varmış bir yokmuş hesabı
Hele de zaman bir ömür törpüsüyse insan için
Çoban yıldızına bile yetişmez usturlap
Sokakta kalmış evsizler,
Eylülde yaprak dökmüş ağaçlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!