Özgürlük, Türk’ün hareminde bir arus
Sana peşkeş çeker mi sanırsın a Rus?
Ye Turanlı tokadını, mideni kus
Destursuz misafire Türk aman vermez.
Ayık gezmediğinden kutup ayısı
Âşığım;
Yüreğimde kor ateş…
Damarlarımda lavlar dolaşır.
Gel,
Ateşimi kül eyle.
İki kelimedir aşk,
Bir cümle;
_____basit,
__________kurallı,
_______________yalın…
Belki bir tılsım;
Güneş senden alır demini
Öğütülen buğday, sırrını
Kutupta, alacalı zaman…
Şir pençesinde ceylan gibi
Eylemsizlik kokar yüreğim,
Nutku tutulur adın geçse.
Ben kör ve de sağırım,
Sevdiğimden olsa gerek.
Ve biraz da ağırım,
Ayağımda engerek!
Sevdiğim için, kulum.
Dört siyah çizgi,
Sekiz ucundan birleşmiş.
Ve dört köşenin içine
Gece mavisi yerleşmiş.
Mavinin bağrında bir gümüş akçe
Akçenin alnında gölgeler…
Değnek elinde,
Belin de bükük…
Ağır mı geldi
Omzundaki yük?
Asalet desen,
Çınardan büyük!
Şakağımda bir alet çalışıyor tık, tık, tık
İki gündür hastayım, nefesim kuru katık
Ey Allah’ım, çoğu Rum olan şu memlekete
Sonsuz rahmetinden gönder az biraz insanlık
Köz gibi yanarken katlanıp bin bir zahmete
Ya sabır çekerken insan denen nedamete
İnsan bir puttur sizde
Tanrı, insandır hâşâ.
İnsan bir kuldur bizde
Balta vurulmaz taşa.
Deli saçması izm’ler
BanaBana seni hatırlatır
Güneşin doğuşu, batışı
Gökkuşağındaki cümbüş,
Martılardaki süzülüş,
Güldeki boyun büküş…
Senin yokluğunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!