Ürperirsin oralara bir varsan,
Çanakkale denen bir ulvî destan.
Mermileri görsen inanamazsın,
Birbirlerini vurmuşlardır hınçtan.
Conkbayırı dergâhıdır şehidin.
Yârin omuzlarından savrulan
Kızıl bukleler gibi
Dalgalanan şu bayrak,
Yârin kaşları, gözleri gibi
Bana öyle yakın ki;
Kimilerine olsa da ırak...
Dünya denen, değirmenin dönen eski çarkı
Ve bir muamma, zaman; dolduran sudur arkı.
Bu hırs nereye kadar, kefenin de cebi yok.
Yenilen her kul hakkı sineye ateşten ok.
Bana yazabilirsin.
Sana dargın değilim.
Rahat olabilirsin.
Sana kırgın değilim.
Aşk ile gurbet elleri
Gezer m’ola deli gönül?
Sinede gonca gülleri
Ezer m’ola deli gönül?
Deli taylar gibi,
Tozu dumana katıp da gel.
Güneş yanığı saçlarını
Rüzgârda savura savura…
İçim bir hoş olsun
Seni görünce,
Gece benim için yatak,
Gece benim için yorgan,
Kömürümsü gözlerinden
Akıp akıp gelendir.
Ve gözlerindeki kızıllık
Dudağımda nem…
Ne zaman dizlerine yatsam
Ve şöyle bir göğe baksam,
İki yıldız görürdüm;
Işıl ışıl parlardı.
Yanı sıra bir çift hilâl…
Yıldızları kavrardı.
Doğru olursa kişinin can özü
Doğru olur söylediği her sözü.
Nasibi eğri yoldan açılana
Gösterirler çift süren çift öküzü.
Ölünce doğrulur bir yılan anca;
Dökülür hüzün
Mehtaplı gecelerde
Kalbime
Hece hece.
Tenimi okşarken
Meltem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!