Uykudayken gel
Uyandır güneşi
Karanlık bitsin
Günler yürüsün
Zaman içine akıp
Düşlerimden çık
Gerçeğe gel
Sesin ışık olsun
Sesin can
Yaşanılası an
Dile dolanan
Yağmur ıslatmaz
Gözlerden süzülenleri
Güneş ısıtmaz
Yürekten üşüyenleri
Aşkın sonrasından gel
İzi kapanmaz yaraların
Sızısı içeriden vururken
Güneşim ol doğ gel
Baharı ser kıştan öte
Acıları dindirmeye gel
Ay bakışlı
Yağmur kokulu yâr
Sesim hiç eder geceleri
Saçlarının rüzgârı esip gelir
Kokusu burnuma tüter
Tarihler önemini yitirdi sensizliğiyle
Takvimlerden koparken birer birer
Her yeni güne bir seni not düştüm
Eksikliğim, yürek sızım, kimsesizliğim
Zaman gidişinle durdu buralarda
Şimdi duyuyorum sesleri
Önceki zamanlara yazılan
Sevi dolu içselliğe dönüşken
Kıvılcım çakılı tutuşmaları
Hatırlarım dün gibi sözleri
“Aşklarda pazarda satılır olmuş”
Öyle güzel bakıyordun ki
Ve öyle güzel gülüyordun
Dudaklarından dökülenler hayat
Suskunluğun suskunluğum
Seni şiirlere taşımak orada yaşatmak
Hayatın çeşmesinden kanarak içmekti
Dünya yine dönecek
Seni içine gömerek
Ey insan!
Senin suçun neydi
Neye göre ölçtün aşkı
Neye göre yaşadın
Aynı sulara taş atıyoruz. Sekip geliyor bizi buluyor… Tüm günahları sil baştan edecek kadar masumuz ve bir o kadar kirli… Aşkın yıkanmış halinden olsa gerek gözyaşlarımızın hiçbir kirpikte tutunamıyor oluşu… Oysa biz tüm aşklarımızı temize çekmiştik satır başlarında; onca kirlenmişliğimize rağmen… Şimdi yaşayıp yaşamamak arasına gelgit rüzgârları serpişiyor ve kimsesiz oluşumuzdandır geçmişin bize hatırlattıkları karşısındaki tutukluğumuz…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!