Ne zormuş uzun bir günün içinde
Kısacık hayallerin içine sürükleniş
Düşündükçe içinden çıkılmaz haller
Dokunsa yağmur başlar
Dokunmuyor gece
Oysa bekleyişi olabilir sessizliğin
Zaman tüketir içinde seni
Sen zamanı içersin
Sonsuz hayal çeşmelerinden
Hayatın pelerini
Durgun sularında serili
Kocaman bir gece
Gecenin içinde yoksun
Yokluğunun yaşandığı bir gece işte
Seni ilk kez aldattığım
Şiire düşmüş iki gözle
Sana çok benzeyen kirpikleri ok
İlk değildin son hiç olmayacaktın. Gelgitler yaşanan bu hayatta kim ilk olmayı başarabilirdi. Cevabı olmayan binlerce soru kovalıyor günleri… Bugünlerde tilkiler çok sever insanı… Hiç kimse kendinden gidemeyeceğine göre, birileri gelmeli ve gitmeliydi.
Ne zaman dokunsam resmine koskoca bir dünya
İçinden fırlayıp gelecekmişsin gibi bakıyor gözlerin
Gidişini kabullenmeyen şiirlere döküyorum sensizliği
O gitmiş olsa bile şiirlerle yaşıyor demek istercesine
Hep sustuklarımız vardı. Konuşmanın suç sayılacağı, hiçbir kalıba sığmayan ölçü tutmaz yaşam diliminde… Aklın estiğini yapmak istediği, düşünceler havuzuna meydan okuyan… İçten içe tükenen bir ömrüm karesine iliştirilmek istenilendi. Sonuçlarının doğuracağı hesaplara kılıflar biçilen. Yaşanılası ve yaşanıldığı ölçüyle tartılan. En çok kendimizden kaçışımızdı istediklerimizi gerçekleştirememiş olmamız. Bu yüzden değil midir? Hep bir yanımızın eksik oluşu ve yüreklerimizin hep olmazlara koşuşu…
Olmaz deme oluyor
Nasıl beden yorgun düşerse
Aşkta öyle yoruluyor
Aşkın yüzüdür ellerine bulaşan
Uykusuz geçip giden gecelerden
Dilimden adını düşürmüyorsa
Şiirlerin de bir bildiği vardır dedim
Bir şiir ol
Veda sahnesiydi gündüzle gecenin ayrışımı
İzledikçe çekimine kapılıp gittiğim
Dilime dolanan sözü hatırla:
“yalnız değiliz, böylesine kalabalıkken iç içe”
Her şeyin yoğrulduğu hayatın içinde…
Solgun çiçekler
Ay kızlarının saçlarında
Güneşe yürü
Isınsın ellerin
Sürmeli gözlerin gamzelerinden gülümserken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!