kalbim kırk katlı ziggurat
üzeri mor fistanlı âlâ gök
gözlüksüz başı kabak bulutları gezdirir her gün
kurtlanmış dertleri korkusuzca besleyecek kadar anaç
yurtsuz mekanlara öksüz ruhlaraysa
sıcacık yorgan
beklerken kuşları
doğurgan sis bulutlarını inletir gece
yaraya dokunan bir çiğdeyi keser hüzün
çatlar tohum
kırmızı elma yeşil erik
ah! ne hoş renklerin uyumlu kontrastı
rüyalarda gezinir yalın ayak kopuk düşler
düşlerin kırık aynasından sarkar
ıslak melodiler
hoş geldin şafağın sabahına bahar
pencerenin yeşilinde oynaşan güneş
gökyüzüne kozasını açan pembe begonviller
usumda ki kaygılı serzenişi dillerinden rüzgâr
fırtınalardan
kasırga
kasırgalardan doğdu şimşek
hızlı parçalanmanın raşesini yaşadı yürek
sarıldığı gövdeden kırılmanın
sızının ahında
fırtınalardan
kasırga
kasırgalardan doğdu şimşek
hızlı parçalanmanın raşesini yaşadı yürek
sarıldığı gövdeden kırılmanın
sızının ahında
huysuz bir mevsimin ipini çekti rüzgârlar
geldi kapıma dayandı arsız uğultu
sürekli nefretle camları ırgalarken
taze çiçeklerimi
hırpalıyor
hüzünleri ve melankoliyi çoktan aştı dağlar ismail
yağmurların dilinde ıslak bir melodram
sıradan günlerin sıradan eteğinde
içleri boşalmış kuru kalabalıklar
gece
en zifiri dantelasını örttü üstüme
karanlığa ve yalnızlığa zor alıştı gözlerim
gökte gümüş bir tepsiden süzülür ay
mezarlarda ruhların fısıltısı
ve sisler ordusunun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!