ruhu kemirgen gölgesi çoğul dünya
ütopik düşünceler üreten zihnine hiç destek olmuyor
zamanın iltihaplanan midesinden geçiyor mevsimler
günbegün çürüyen bedenine yazık leyla
üstünde onlarca zehirli sarmaşık
binlerce asalak nasıl da iştahla
eyvân -ı perişan
günlerin geçidi var solumda leylan
yanık bülbül gibi avazı titrer zamanın
ah! ab-ı kevseri kurumuş öz bağının
biteviye gam döker vefası
kıt hatıralar
aklına su serpiştirilen zamanın
ah ! ikircikli halleri yokuş aşağı koşuyorsun
sislerin içinden geçiyor güneşin ıslak adımları
nazlı bir kelebeğin kopmuş kanadının dramatiği sızlatıyor
asırlık ağaçların devleşen öyküsünü
"insanların kanatları yok -İnsanların kanatları yüreklerinde"
Nâzım Hikmet Ran
bulutlar dağa yürüyor marla
seninle bir kenti yürümeliyiz
günlerdir aralıksız esiyor rüzgârlar
pastoral bir tablo çizelim
kuşlara
// işimiz masallara kaldığında//
fısıltılar durağında
gün geceye teslim
gün batımının renklerini itinayla taradı zaman
güneşin son kırıntıları pencerelerde asılı kaldı
binaların yüzüne bir durgunluk bir usanç dokundu
devasa bir yorgunluk çöktü sokaklara
kendi masalında yaşayan insanları
çoğalttı yalnızlık
yaşamak için
ihtiyaçlara ihtiyacımız var
doğarız hemen anne sütüne ve sevgiye
daha sonra ihtiyaçlar silsilesi uzar gider ölüme kadar
fiziksel ihtiyaçlar ruhsal ihtiyaçlar duygusal ihtiyaçlar
biraz zorlasam farklı ihtiyaçlarda bulabilirim belki
sisler içinde
mavi ıssızlıkla geliyor gece
kirli pencereleri örterken zaman
örselenmiş parıltıları var ışığın
bazı şeyler tarifsiz
sarsılıyor tin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!