Ayrılık yıldızından

Şair Yazar Ali Saye
400

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Ayrılık yıldızından

Sevmenin yetmediği yerdeyim şimdi.
Gözyaşının hiçbir anlam taşımadığı,
Sözlerin bütün yükünü kaybettiği,
Sessizliğin en uzun cümle olduğu yerden yazıyorum sana.
Bir mevsimin son yaprağı gibi,
Rüzgâra teslim olmuş bir ömür gibi,
Ayrılık yıldızının en yalnız köşesinden sesleniyorum.

Gökyüzünün o görkemli maviliğinden
Kopup düşen bir yıldız misali
Hayatından çekiliyorum usulca.
Ne gürültüyle gidiyorum,
Ne de arkamda kırgınlık bırakıyorum.
Sadece bir gölge eksilecek pencerenden,
Sadece bir dua susacak gecelerinde.
Belki fark etmeyeceksin ilk zamanlar,
Ama eksilen her sessizlikte
Ben olacağım.

İnsan bazen gitmez aslında,
Sadece kalacak gücü tükenir.
Yorulur sevmekten,
Yorulur beklemekten,
Yorulur tek başına savaş vermekten.
Ve bir gün,
Hiç istemediği hâlde
En sevdiğine elveda demeyi öğrenir.

Suspus olmuş kelimelerimin
Bir "hoşça kal" ile dile geldiği,
Bir vedayla yeniden can bulduğu yerdeyim şimdi.
Can kırıkları göğsümde çoğalırken
Yine de seni kötü anamıyorum.
Çünkü bazı insanlar
Canını acıtsa bile
Kalbinden silinmiyor.

Göğsümde uyurdun ya hani...
"En huzurlu limanım burası." derdin.
Oysa bilmiyordun,
Asıl huzuru ben buluyordum.
Saçlarının kokusunda,
Nefesinin sıcaklığında,
Kalbinin ritminde.
Sen uyurken saatlerce seni seyreder,
Bir ömre yetecek kadar şükrederdim.

Sonra usulca şiirler okurdum sana.
Her mısrada seni severdim yeniden.
Her kelimeyi adınla süslerdim.
Duaları kulağına fısıldardım.
Sen uykunun en derin yerinden
Masum bir çocuk gibi "Âmin..." derdin.
O tek kelime,
Bütün dünyaya bedeldi bana.
Çünkü biliyordum;
Allah, iki sevenin aynı duaya "Âmin" dediği anı
Boş bırakmaz sanırdım.

Meğer bazı dualar
Kabul olmak için değilmiş.
Bazıları sabrı öğretmek için,
Bazıları ise insanın içini büyütmek içinmiş.

Şimdi gecenin ayazında değilim.
Çünkü dışarıdaki soğuk
İçimdekinin yanında bahar kalıyor.
Ben yastığımın sessizliğine ağlıyorum.
Her damla gözyaşı
Bir zamanlar "biz" dediğimiz cümlelerin mezar taşı oluyor.

Hayatımın en güzel besmelesiydin sen.
Güne başlama sebebimdin.
En güzel rızkımdın.
En büyük mucizemdin.
Her okuyuşumda başka anlam kazanan şiirimdin.
Bir ömrün özeti,
Bir duanın karşılığı,
Bir secdenin huzuruydün.

Bir tren garında unutulmuş
Son mektup gibiydin.
Başlığı sen,
İlk satırı sen,
Son cümlesi sen.
Mürekkebi sen,
Kokusu sen,
Sıcaklığı sen...
Ben ise yalnızca
Sana yazılmış kelimelerden ibarettim.

Şimdi anlıyorum...
İnsan bazen kaybettiği kişiyi değil,
Onun yanında kurduğu hayalleri özlüyormuş.
Birlikte yaşlanmayı,
Aynı sofrada dua etmeyi,
Aynı pencereden yağmuru izlemeyi,
Aynı yastığa baş koymayı özlüyormuş.

Ayrılık, yalnız gitmek değildir.
Ayrılık;
Bir insanın içinde kalan bütün "keşke"leri sırtına alıp yürümektir.
Adını duyunca susmaktır.
Şarkılarda seni aramaktır.
Kalabalıkların ortasında bile
Eksik hissetmektir.

Ben bugün seni değil,
Seninle kurduğum geleceği toprağa verdim.
İçimde bir şehir sustu.
Bir çocuk büyüdü.
Bir adam sessizleşti.
Ve bir kalp,
İlk defa bu kadar yavaş attı.

Eğer bir gün gökyüzünde
Sebepsiz yere kayan bir yıldız görürsen,
Bir dilek tutma.
Çünkü o yıldız
Bir zamanlar seni bütün kalbiyle seven
Bir adamın son umudu olabilir.

Ben artık sana kırgın değilim.
Sadece yorgunum.
Sadece eksiğim.
Sadece sensizliğe alışmaya çalışan
Bir ömrün içinde yürüyorum.

Ve bil ki...

Bir gün herkesin gökyüzünden bir yıldız kayar.
Benimki sendin.
Ben ise hâlâ
Ayrılık yıldızından sana yazıyorum...

Şair Yazar Ali Saye
Kayıt Tarihi : 5.07.2026 00:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!