Konuşmuyorum artık,
Ne kalbimi kırana,
Ne de arkamdan vurana…
Sadece susuyorum,
Ama sessizliğim zannetme ki kabulleniş,
Ben Allah’a havale ediyorum hepinizi.
Çok acılar çektim…
Hem de öyle sessiz, öyle derinden ki,
Görmedi kimse gözümdeki çığlığı,
Duyamadı kalbimde kopan fırtınayı…
Geceleri yastığa değil,
Benden başkasını sevme, ne olur,
Kalbinin kıyısında bir tek ben durayım.
Yollar uzun, dünya yorgun, zaman solgun,
Senin için ben hep burada olayım.
Benden başkasına dönmesin gözlerin,
Ne anneden güldüm, ne de babadan…
Bir eksiklik vardı sanki doğarken yazılan kaderimde,
Sanki yarım bırakılmış bir masaldım ben,
Sonu gelmeyen, başı da hiç başlamamış gibi…
Ne annemin dizinde uykuya daldım huzurla,
Ne babamın omzunda dünyayı izledim çocukça,
Canım annem,
Canım dedem…
Bu satırları yazarken ellerim titriyor,
çünkü kelimeler yetmiyor size olan borcuma.
Ben size bir mektup yazmıyorum aslında,
ben size bir ömür teşekkür ediyorum.
Beni çok sev,
Öyle herkesin sevdiği gibi değil…
Sessiz kaldığımda bile
İçimdeki fırtınayı duyacak kadar sev.
Beni çok sev,
Sessizce, fark etmeden belki,
Oysa bir zamanlar dünyandım senin,
Şimdi ise yokum, sadece bir iz gibi.
Beni kaybettin,
Gözlerimde tükenen o son bakışta,
Kadınım,
Seni ilk gördüğüm anı hâlâ içimde taşıyorum.
Bir an vardır ya, insanın hayatı ikiye ayrılır:
Senden önce ve senden sonra.
Beni sevdiğin yalan mıydı?
Gözlerin yemin ederken,
Kalbin susmuş muydu gizliden?
Bir bakışa dünya verdim,
Sen bakarken başka gözlere gizliden.
Beni yaralayanlara, kıranlara inat,
Ben yine güleceğim!
Boğazıma oturan o hıçkırıkları
Geceye bırakıp, sabaha gülümseyeceğim.
Siz sandınız ki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!