Şu an oturdum bir deniz kenarına,
Dalgalar kıyıya vursa da,
Aklımda hep sen,
Bir sen geldin içime, bir de hüzün sabaha…
Martılar bile senin adını çığlık çığlığa,
Ben seni aklımla sevmedim,
Çünkü akıl hesap yapar, kalp yanar…
Ben seni yüreğimle sevdim,
Her atışında adını anan bir kalple…
Ben seni ruhumla sevdim,
Geceye sığmayan, sabaha taşan bir özlemle.
Allah’ına kadar seviyorum seni ulan,
Damarımdaki kan gibi, içimde fırtına gibi.
Adını andığımda sarsılıyor evren,
Sen anlamazsın, bu yürek neyle yandı, neyle döndü geri.
Gözlerine değil, yangınına tutulmuşum,
Bir soru değil bu aslında,
Yüreğinle cevap vereceğin bir çağrıdır.
Aşk kolay değildir bilirim,
Ama ben kolay sevmem ki zaten…
Bana kendini feda eder misin?
Gece, sensizliğin en ağır hâlini giyinmişti o akşam…
Pencerenin önünde oturuyordum,
Şehrin ışıkları gözlerimde dağılıyordu,
Ama hiçbir ışık senin yokluğunu aydınlatamıyordu.
Bir şehir vardı aramızda…
Belki bin kilometre,
Tutmadı kimse elimden, olsun dedim,
Kendime yeterim, ben buyum dedim.
Yıkıldım mı? Elbet…
Ama yerin dibinden bile
Topuklarımda umutla doğruldum dedim.
Ayrılmalıyız artık, anladım bunu,
Ne kalbim eskisi gibi atıyor
Ne gözlerin beni çağırıyor…
Sessizlik bile yabancı oldu son zamanlarda.
Bir zamanlar "biz" dediğimiz yerde
Bazen susarım…
Çünkü duygularımın dili yoktur,
Söylesem kim anlayacak diye korkarım.
İçimde bir deniz var,
Dalgaları kalbime vurur gece gece,
Ama kimse duymaz o sesi.
Konuşmuyorum artık,
Ne kalbimi kırana,
Ne de arkamdan vurana…
Sadece susuyorum,
Ama sessizliğim zannetme ki kabulleniş,
Ben Allah’a havale ediyorum hepinizi.
Çok acılar çektim…
Hem de öyle sessiz, öyle derinden ki,
Görmedi kimse gözümdeki çığlığı,
Duyamadı kalbimde kopan fırtınayı…
Geceleri yastığa değil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!