Yine çöktü gece, sensizim bak,
Ay bile küsmüş, ışığı ıslak.
Rüzgârın sesi, sanki sen gibi,
Adını fısıldar, kalbimle aynı.
Yollar karanlık, izim silinmiş,
Güçlü durmak, sessiz bir savaş vermek,
Kırılmak üzereyken dimdik ayakta kalmak.
Yorgunlukla dans etmek, gözyaşını saklamak,
Ve kimse bilmeden, içindeki fırtınayı sarmak.
Dünyanın yükünü omuzlamak belki,
Bu hayatta gülmeyen kadınlar var,
Gözlerinde birikmiş koca bir deniz,
Ama dökmeye fırsat bulamamışlar.
Yutkunmuşlar, susmuşlar,
Gülüşlerini saklamışlar ceplerinde,
Kimseler görmesin diye.
Söyle…gülüm... söyle..
Ben mi çok sevdim…
Yoksa sen mi hiç sevmedin…
Bu kalp hâlâ seni beklerken
Sen hangi yabancıya aşkım dedin… gülüm…
Geceyi böldüm yine adınla bu şehirde
Gülüşünü sevdiğim adam,
Ben sana tutuldum,
Bir bakışınla çözüldü tüm düğümlerim,
Bir tebessümünle başladı yeniden kalbim.
Sen güldüğünde,
Güçlü kadın diyorlar bana
Bir gülüşe sakladım yaralarımı
Kimse görmedi karanlık odamda
Sessiz sessiz ağladığımı…
Ayakta kaldım diye
Mutlu sandılar beni
Bir rüzgâr esse memleketimden,
Bir toprak kokusu gelse burnuma…
Yemin ederim, gözyaşımı tutamam,
Çünkü gurbet,
Sadece uzaklık değil,
Eksik kalmaktır insanca…
Güvendim sana, dal gibi kırıldım,
Bir rüzgar estin, sessizce savruldum.
Bir sözünle göğe yükseldim belki,
Bir suskunlukla yerle bir oldum.
Gözlerin vadetti, içim inandı,
Töre dediniz kadını
Bir sözle susturdunuz,
Bir bakışla yargıladınız,
Bir kararla
Bir ömrü kararttınız…
Hani nerede sevdiklerim,
Kimi zaman bir gülüşle ısıtan,
Kimi zaman sessiz bir omuz olan?
Şimdi nerede o yürekler,
Yanımda olmalıydılar,
Ama yalnızlık sarıyor dört bir yanımı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!