Uzak şehirlerin kalabalığında bir sabah,
Camın ardında yağmur, içimde bir ah…
Bir köy kokusu geldi burnuma ansızın,
Toprak, ekmek, soba, duman… hepsi birden sarhoş ettin!
Köyüm…
Öyle her gönüle girilmez,
Her kalp oyun yeri değil…
Bir sözle yıkılan yürek varsa,
Orda kul hakkı var, bil!
Ağlattığın göz,
Geceyi ilmek ilmek sardım sessizliğe,
Gözyaşımı süzdüm karanlık denizliğe.
Bir yük gibi çökmüştü içime dünya,
Ama sonunda kalktım, kurtuldum bu rüyadan.
Kırık aynalarda aradım suretimi,
Sorma bana annem…
Neden böyle suskunum,
Neden gözlerim uzaklara dalıyor
Ve neden bazı geceler
Yıldızlara bakıp içimden ağlıyorum…
Neden anne…
Bu kadar yalan, bu kadar ihanet?
Hani sevgi kazanırdı eninde sonunda,
Hani iyiler kaybetmezdi bu hayatta?
Ben inandım…
Ne eksikti ki sevgide, ne vardı aldanan?
Kalbimle geldim sana, içten, tertemiz,
Sen sustun, yalanlarınla örttün her bir iz.
Neden, neden bunca yalan?
Bir gülüşe kandım, bir bakışa inandım,
Bana “neden?” diye sorma sevgilim,
Bir sebebi yok bazı yangınların.
Gözlerin düştü kalbime bir gece,
Ve ben, o günden beri alev alev yanarım.
Zaman mı? Durdu belki de,
Ben nerede yanlış yaptım,
Sevmenin dilini bilmedim mi?
Yoksa verdim mi fazla,
Kalbimi çok mu açtım gizliden?
Gözlerimde saklı kalan umutlar,
Dünya fani, ömür kısa, geçip gider bir rüzgâr,
Ne servetler kalır elde ne saraylar ne diyar.
Geriye bir temiz isim, bir de dua kalacak,
Toprak örter bedenleri, iyilikler yaşayacak.
Nice sultan gelip geçti, tahtlar kurdu çağlara,
Ben bir adam sevdim,
yüreği güzel…
Kalbi konuşurken gözleri dolan
Gülüşü yarım,
bakışı tamam olanlardan.
Onlar hiç biz olamadılar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!