Ey sen, gözümün nûru, haşîn, gizli letâfet,
Ey külbe-yi firkatte açan lâle-yi âfet.
Ey çehresi mehtâp gibi nûr, elleri ezhâr,
Ey giryesi yakût gibi akmakta olan yâr.
Efsûnlu sesin gönlümü dîvâne ederdi,
Bilmem nasıl anlatmalıyım ben ki bu derdi:
Kalbim sana muhtaç, sana meftûn, müteellim,
Güller bile bülbülle beraber müterennim.
Karşımda hayâlinle perîşân olurum ben,
Rü'yâdaki rü'yet ile vîrân olurum ben.
Sensin benim en gamlı ve esrârlı cenâhım,
Sensin gönül ufkumda benim dinmeyen âhım.
Sensizliği tatmak dayanılmaz bir elemdir,
Sensiz geçen ömrüm ne de bîkes ve yetimdir.
Mâzî, şu nahîf rûhtaki medfûn, diri belde,
Dünler yine bekler seni vâdî-yi emelde.
Mahzûn gecemin uykusu hep senden ibâret,
Baksan senin aşkınla olur fecr-i şetâret.
Düşlerde gezinmek ve de bulmak şu visâli,
Hüznün ve sürûrun seni yâd ettiği hâli...
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 19:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!