Kimi gördüysem ben muhabbet ile yanyana,
Ciğerim kederden ayrılırdı bin parçaya.
Yârdan ırak olunca her yer gurbettir bana,
Bir nebze yüzün hatırlardım baktıkça aya.
Aşk yükü çeken bilir şu hasret dağlarında,
Gecenin en karanlık çözülmez bağlarında,
Terk eder ümidim beni kasvetli ayazda,
Sevda yankı bulur ansızın şu kırık sazda.
Mazi bırakmaz peşimi, ben yine bîçâre!
Nedâmet sarar bendimi, yok mudur bir çâre?
Dolaşır mücrim bedenim, her gece âvâre,
Kalmaz şu mecrûh sinede, yanmadık bir pâre.
Hazin bir çocuk sesi peydâ olur içimde,
Her hayalim kaplanır eskimez bir hüzünle,
Gözyaşlarım birikir deryâ olur içimde,
Gönül evi sarsılır silinmez bir esefle.
Ne ev ne saray kaldı bu şedid zelzeleden,
Ve gökyüzü inledi elim bir velveleden:
Bir gün herkes yaşattığını yaşar gitmeden,
Ve bulur elbet belasını ömrü bitmeden.
Mahzûn'um, yüzüm gülmez, bunca cevrü cefadan,
El etek çeker gönlüm, onca zevkü sefadan,
Bitap düşse de ruhum, bu görünmez yaradan,
Kabahatim büyüktür! Sen affet Ey Yaradan.
Kayıt Tarihi : 16.06.2026 19:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!