Bizi sınırlarla dört duvar çevirdiler,
İnsan aklının hür zihni, köşeye sıkıştı.
Etrafta, bekçiler, öğretmenler, liderler.
Hepsi bir arada, mecbur sesimiz kısıldı.
dünya alçaldıkça alçalıyor
sanki yerçekimi insanın onurunu çekiyor kendine
belki şerefini haysiyetini namusunu
ben namus bekçisi falan değilim
ben bir şeyin bekçisi bile değilim
siz nefsinizin emrettiği gibi alırsınız soluğu
dünyanın bütün kızları
toplanmışlar bir masada
bilgili bir çocuk tanış istersen
dedikleri adam ve şiir hakkında
konuşmaktalar.
alper
Bir ağacın ömrünün, son yıllarındaki gibi kaskatı duvara yaslanırken.
Tam karşında, kapı aralığından bir çocuk bakakalır sana.
Hele ayağını öbür ayağının üstüne attın mı,
Çocuk bakmaya doyamaz, hatta saçları beyazlar aşkından ama sen ona anlatma.
Yanakları kızarıp utanır, mahçup olur gözlerine bakamaz bir daha.
Hem elinde bakmaktan başka bir çaresi kalmamışken,
Derdine ortak hiçdir
Düşmene gülen çokdur
Allah'dan başka dost
Şeytandan başka düşman yokdur
Derviş Alper düzel
gece
karanlıkla birlikte sesini kesti
edgar sokağın başında
elinde kaçak sigarası
uzun uzun bakarken lambanın altına
bir gölge ortaya çıktı
ekilmek ve polis
hayatın karşına ne çıkaracağı belirsiz,
geçmişe dönmemi istemiyor birileri
masumane şekilde yaşarken,
nereden düşünebilirim polisi.
ağlamaya da uzağız artık
bütün insanlık toplanmış uğraşıyor işte
meclis yeni yasalar asıyor çarmıha
seni beni de asarlarsa şaşırma
değişiyor bir şeyler
değişiyor dünya
en sevdiğim hırkanı astım cama.
kehribarın aldığı son nefesten tanımıştım seni.
keskin nişancı gibi sessizce kilitlenmiş bakıyordun,
ölümün bu kadar yaklaştığını hissetmemiştim hiç!
yani aşk.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!