Bir yabancı kapıda belirdi
Elinde beyaz bir gül vardı
Sonsuzluğa davet getti
Yüzünde belirsiz bir gülümseme
Bir yabancı , elinde bir gülle
Ayak seslerime benzese de inceden
Yağmurun sesidir yüreğine vuran
Camdan süzülüyor gözyaşlarım
Kavuştu sandıkların birbirinde boğuluyor
Bilirsin, damlalar yalnız intihar ederler
Birbirine değmeden, uçurumdan düşerler
Hani bir şiir yazarsın ya nedensiz
Hani bir şarkı geçer ya sahilden
Hani bir yaprak düşer tek başına
Hani bir bebek geçerken eşiği
Ayık kafayla,
Toplayamazken ikiyle ikiyi,
Küçümsediğiniz hayyam,
Şarap ve kadın için
Yaptı yapamadığınız,
Tüm hesapları
Uykusuz geceler zindanlarda
Hurda olmuş gönlüm hezeyanlarda
Not: Bu şiir değildir
Şiir olsaydı sen olurdun içinde...
Şimdi içindesin öyleyse
Artık şiir oldu.
Öğretmenim
Dudakların atesler içinde
Alev almış kiraz tadı
Bıraksam bal damlayacak
bir parça şarap, çikolata kaplı
Öyle saçmalıklar var ki,
Şiir diye okunan
Çöpe bile atamadığım şiirler
Beğeniyorsa birileri,
O zaman neyi atmalıyız çöpe,
Neyi saklamalıyız kelimelerde,
Son düzlükte dağlar
boylu boyunca sıralanmış
Tepelerde bedeviler
Oklar ... bakışlar....
Ürkek adımlarla ilerliyoruz
Taş ve kum birbirine karışmış
Yeni bir Dumlupınar mıydı Mehmedim türkün
Dün denizin altında, bugün toprak altında
Türk'ün kaderi midir, boyun eğmek
Dik dur Mehmedim, utanma,
Kara kimmiş, ak kim gördüler ya
Yetim hakkı dediğin sedye feda olsun sana
Ağlıyorsam, yüreğime konan bir har vardır
Yanıyorsam, gözlerimde bulut, buhar vardır
Üşüyorsun, her kışın ardında bahar vardır
Beden Türk, ruhum İslam bunda iftihar vardır
Enharlardan,sıçrayan damlalar, kalbe vuslat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!