Ali Sinkay Şiirleri - Şair Ali Sinkay

Ali Sinkay

Nûr-u Âzam: Kâinatın Tılsımlı Anahtarı

Karanlıktı âlem, bir matemhâne-i umumiydi dünya,
Varlık manasız bir karmaşa, insanlar sahipsiz birer yetim.
Ne zaman ki Sen doğdun, ey Sevgili, ey Habîb-i Kibriyâ!
Zamanın çarkı durdu, kâinat nefesini tuttu hürmetle.

Devamını Oku
Ali Sinkay

İzniğin Gölgesi, saçlarına değmişti,
Köprüden geçerken gözlerin gülmüştü.
Eskişehir’in sokakları hâlâ taşır izimizi,
Bir çay bahçesinde kalan kahkahamızı.
Eskişehir’in sokakları hâlâ taşır izimizi,
Bir çay bahçesinde kalan kahkahamızı.

Devamını Oku
Ali Sinkay

Senin için ne güzeller terkettim
Her karışını her toprağını gezdim
Suyuna, taşına, aşına aşık oldum,
Bundan gayrı benden sana yar olmaz,
Kalk gidelim sevdiğim

Devamını Oku
Ali Sinkay

Tut elimi yarenim, düşmanlara gam olsun
Bulutlar ülkümüze dam, gönlümüze Şam olsun
Üçler, yediler, kırklar aşkına Allah deyip
Hu diyen diller, hu çeken gönüller kam olsun

Devamını Oku
Ali Sinkay

Oğlumu aldın…
Hileyle, şarapla, tuzakla aldın.
Ama unuttuğun bir şey var Kiros:
Ben sadece bir ana değilim,
Ben bozkırın kendisiyim.

Devamını Oku
Ali Sinkay

Ay, gümüş bir hançer gibi saplandı gecenin böğrüne
Karanlık sızıyor binaların çatlaklarından, her yere.
Göğsümde vuran o vahşi gül, kendi dikeninde intihar ediyor
Vakit daralıyor sevgilim, şehir bizi yavaşça çiğniyor.

Seni sevmek; bir uçurumu öpmek gibi, nefes nefese!

Devamını Oku
Ali Sinkay

Birgün okursan bu şiiri
Ve bir sevda ışığı yanarsa gözlerinde
Kalbinde minicik bir kıpırtı,
Belki gözlerinde bir damla yaş
Anlayacaksın seni hala çok sevdiğimi,
Sana hayran olduğumu,

Devamını Oku
Ali Sinkay

Şeref davasını dile dolarlar
İçi boş kovanın balı mı olur
Üç kuruşa hemen takla atarlar
Sırtını yaslayacak dağı mı olur

Hakka giden yolu dünya sananlar

Devamını Oku
Ali Sinkay

Bir harf eksildi bugün ağzımdan,
sokaklar adını unuttu.
Bir sessizlik düştü cümlenin ortasına,
kimse eğilip almadı.

Gömleğimin düğmelerini yanlış ilikliyorum

Devamını Oku
Ali Sinkay

Elif gibi — dik durdum
Sessizce, yalnızca sana, her kelime içten
Bir hece gibi sade, özleminle ağır
Kırılmadan, bükülmeden, içimde yankı

Çocukken yağmurun altında beklerdim

Devamını Oku