Eğer konuşmak mantık ise,
Gözlerime bakma, gerek yok
Eğer tüm hikayemiz bitmişse,
Konuşma sus artık, gerek yok
Ruhun, gözündeki ışıltıdan uzak
Bir umutla çıktım yola umutlarım yolda kaldı
Gözlerime yerleşen sevda aşkınla darda kaldı
Geri dönmem dedim dilimde yemin
Allah şahidim bir daha da dönmedim
Gecen gündüz olmasın huzur seni bulmasın
Ben seni düşünürken,
Sen hazırlanıyordun
Akşama buluşacaktık,
Konuşacaktık,
Bu arada aşağılarda,
Yerin çok altında,
İki yumruk var yüreğimde,
Birisi sağdan vurur, diğeri soldan,
İki düğüm var boğazımda...
Biri yardan vurur, biri serden.
İki leke var ellerimde...
Tatlı ağızlı Afrodit
Mayıs çiçekleriyle süslü
Gökyüzünde dans ediyor yıldızlar
Ve vakur bir ışın, süzülüyor sahnede
En adil yargılamanın ortasında
İtaatkar bir öpücük
Kadim taşların kapattığı bir sokak
Ürkek gözleri perdenin arkasında
Etekleri siyah, gömleği beyaz
Belinde mavi bir eşarp
Kulaklarına kırmızı bir çiçek sıkıştırmış
Rüzgar Yok, dans ediyor, saçları savruluyor
İstanbul şiirleri gözlerin
Yazılmadan da okunur mavisi
Ve yürekten duyulur martıların sesi
Bırak kalemi , istanbul şiirleri yazma
Gözlerinden okuyayım Üsküdar'ı
Ve nefesinde duyayım Emirgan'ı
İzniğin Gölgesi, saçlarına değmişti,
Köprüden geçerken gözlerin gülmüştü.
Eskişehir’in sokakları hâlâ taşır izimizi,
Bir çay bahçesinde kalan kahkahamızı.
Seni sevmesem, sevmek nedir bilmezdim
Gözlerine bakmasaydım
Ağlamasaydın karşımda,
İç çekmeden
Masumluğu bilmezdim.
Beklemeyi bilmezdim, bekletmeseydin
Baktım sessiz geceye
Yıldızlar bile kaybolmuş
Ağladım yalnız gölgeme
Hasretin içimde kor olmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!