Bir zamanlar bir kız vardı
Benim her şeyimdi
Simsiyah saçları vardı,
Bembeyaz elleri
Düşler ülkesinden kaçıp gelmiş
Kaşlarından yay yapıp
Ben anlamam, bana sorma
Kader bu işte, daldan dala
Bir umut, biraz hayal
Bir aşkın adı, başka bahar
Şiir gibi olsun hayat
Cümle küçük harfle başlasın
İzniğin Gölgesi, saçlarına değmişti,
Köprüden geçerken gözlerin gülmüştü.
Eskişehir’in sokakları hâlâ taşır izimizi,
Bir çay bahçesinde kalan kahkahamızı.
Eskişehir’in sokakları hâlâ taşır izimizi,
Bir çay bahçesinde kalan kahkahamızı.
Senin için ne güzeller terkettim
Her karışını her toprağını gezdim
Suyuna, taşına, aşına aşık oldum,
Bundan gayrı benden sana yar olmaz,
Kalk gidelim sevdiğim
Tut elimi yarenim, düşmanlara gam olsun
Bulutlar ülkümüze dam, gönlümüze Şam olsun
Üçler, yediler, kırklar aşkına Allah deyip
Hu diyen diller, hu çeken gönüller kam olsun
Birgün okursan bu şiiri
Ve bir sevda ışığı yanarsa gözlerinde
Kalbinde minicik bir kıpırtı,
Belki gözlerinde bir damla yaş
Anlayacaksın seni hala çok sevdiğimi,
Sana hayran olduğumu,
Uzat ellerini, bir yıldız yakala
Bir dilek tut içinden
Hafifçe üfle
Sönsün güneşler
Bir dilek tut
İçinde ben olayım
Kapıyı itince çan çalmaz,
zaman öksürür içeride.
Raflarda yüzler asılıdır,
kimisi gülmeyi çoktan unutmuş.
Bir köşede çocukluklar sararmış,
Dün çok konuştun biraz sus
Dudaklarımdaki gülüş
Yalnızlıktır,
Eşlik eder acı bükülüş
Ben yalnızlık diyordum,
Sense sen
Gün gelir, uykular, zaman sızlaşır
Rüyalarda duyarsın, bir öpücüğü
Gün gelir, ağlayamazsın
Bir güle bakarsın
Gün gelir, gül sana bakar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!