Bir ekranda yazıyordu:
ADALET.
Pikselleri pırıl pırıldı,
fontu yeniydi,
ama harflerin nabzı atmıyordu.
Salon değil artık,
kameralar dolduruyordu havayı.
Mikrofonlar kaydediyor,
telefonlar canlı yayın açıyor,
algoritmalar
kimin alkışlayacağını
önceden biliyordu.
Bir çocuk güldü.
Öyle kahkaha değil,
insanın içinden
yanlışlıkla kaçan
küçücük bir gülüş.
"Düzeni bozuyorsun!" dediler.
Sanki düzen,
tek başına doğruluktu.
Sanki sessizlik,
hakikatin kardeşiydi.
Çocuk,
duvardaki kelimeye baktı.
"Adalet..."
Dedi ki kendi kendine:
"Bir kelime,
insanın yüzüne bakmıyorsa,
yalnızca mürekkeptir."
Bir anda
ekranlar çoğaldı.
Etiketler açıldı.
Yorumlar aktı.
Linç nöbetine duran kalabalıklar,
gerçeği değil,
trend olanı savundu.
Ve duvardaki yazı,
binlerce kez paylaşıldı.
Ama
bir tek vicdanda
karşılık bulamadı.
Çünkü bugün
hakikat,
bildirim sesleri arasında
kayboluyor bazen.
Çünkü bugün
adaletin cübbesi ütülü,
ama cepleri sessizlik dolu.
Çünkü bugün
insanın yüzünü değil,
verisini okuyor bazı zamanlar dünya.
Bir gülüş kaldı geriye.
Sunucular kapandı,
kameralar söndü,
gündem değişti,
başlıklar eskidi.
Ama o gülüş,
sunucuların silemediği,
algoritmaların göremediği,
raporlara girmeyen,
arşivlerden taşan
bir itiraz gibi
yaşamaya devam etti.
Çünkü bazen
bir insan susturulur.
Bazen
bir dosya kapanır.
Bazen
kararlar mühürlenir.
Ama hiçbir çağda
vicdanın
itiraz hakkı
güncellenemez.
Ve hiçbir iktidar,
hiçbir mahkeme,
hiçbir algoritma,
insanın içinde
ayağa kalkan
adaleti
çevrim dışı bırakamaz.
Hikmet Metin ÇavdarKayıt Tarihi : 18.07.2026 01:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!