Dün yine Üsküdar’a uğradım
Yalnız başıma gecenin bir vakti
Sokakta bir parça huzur aradım
Koca şehirde kimseler yok sanki
Sahilde ıssız bir masaya oturdum
Ben alt tarafı bir kibrit çöpüydüm
Yıllar devirdim dünyadan habersiz
Karanlık kutunun içine sürüldüm
İçerde daha onlarca kibrit mahkûm
Her gece sırt sırta yatardık kefensiz
Garip geldim ben şu yalan dünyaya
Olur, olmaz hayallere çoban oldum
Kendimi savurdum diyardan diyara
Sözleri başka nice türkü tutturdum
Haykırıp durdum dağlara taşlara
Yanık kavalın bağrından konuştum
Merak ettim doğrusu
Bilmem ki kimin nesiydi?
Kederli ihtiyar yok mu?
Hani kırmızı kaftan giyen
Kaplumbağa terbiyecisi
Sabahın tam kör saati
Bizimki yolda alır soluğu
Doğru ver elini Kız Kulesi
Kambersiz düğün olur mu?
Kız almaya gider aç karna
Oturup soğuk bir banka
Tozlu rafların içinde kapanmış dosyayım
Sararmış yapraklarımla yıllardır yastayım
Kamburu çıkmış sırtımı dayadım duvara
Bir yığın eskimiş kitap yıkılmış başıma
En utangaç günlerimde ben sana açıldım
Sen öyle kızgın bakınca yerlere saçıldım
Bugün Kadir Gecesi
Ne duruyorsun be adam
Vallahi yok böylesi
Hani hep istersin ya
Al işte sana kampanya
Üstüne kuş pislese talihten sayar
Bu millet kuşa sevdalı mı ne?
Talihi olsa bari kuş tüyü kadar
Tepeden tırnağa bahtsız bedevi
Şeytan çağırır ille de bir dene
Issız bir adaya düşsen yanında isteyeceğin üç şey nedir?
Vay anam vay ağamın keyfine kimsecikler değmesin
Ulan üç şeyinize de düşme hevesinize de başlatmayın
At sinekleri gibi üstüne üşüştüğünüz o ıssız ada benim
İlla üç şey soracaksanız siz gelin de onu asıl bana sorun
Deli misiniz divane mi düşmeyin efendim önünüze bakın
Zincirlikuyu’da bekledim seni
Sıcak bir yaz günüydü
Ayaklarım zincirlendi sanki
Elimi yüzümü ter bürüdü
Birden kaçmak istedim
Tıklım tıklımdı her yer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!