Seni sevmek bir uçak biletine benzer
İçimden bir kamikaze Bermuda’ya gider
İntiharı bekler eceli gelmiş kanatlar
Başımın üstünde tozpembe bulutlar
Uçağın içinde yok hiçbir muhatap
Heyhat ölmüş olmalı mürettebat
Şehirlerin hayata açılan sokaklarını hiç tanımaz onlar
Ne doğan güneşi gördüler ne gökte parlayan bir yıldız
Hapishane parmakları gibi ince telden kafeslerde yaşar
Doğanın şefkatinden uzakta her biri birbirinden yalnız
Yeşil çimlerin kokusu bir çınarın gölgesi nasıl şey acaba
Her gün kalbimin düşman işgalinden birinci kurtuluş gün dönümü
Senden geriye kalan ömrüme huzurlu bir başlangıç yapma fırsatı
Ölene kadar unutmak istiyorum bana hayatı dar eden gül yüzünü
Dünya var olalı hangi Âdemoğlu benim kadar sevmiş bir düşmanı
Zafer günümde çoluk çocuk çoktan sokaklara dökülmüş olmalıydı
İnsan gözünü bir kuyruğun sonunda açar
Bir anlam veremez bu şimdi neyin sırası
Korkuların içinde boğulup ağlamaya başlar
Daha kurumadan yanağında o ilk gözyaşı
Duvardaki hemşirenin susturucu parmağı
Bitmek bilmez iğnelerin ucu sana dokunur
Gün gelir ben bu şiirden çeker giderim
Doğrusu nereye gittiğimi ben bile bilemem
Bir boşluğa atlar gibi kendimi şiire bırakırım
Gözü kara kıtalar arasında sürüklenir giderim
Beki bir şiir limanına vurur çürümüş cesedim
Ben gidince mısraların esamesi bile okunmaz
Çayın içinde yüzen bir çöp görse
Şimdi misafir gelir derdi ninem
Koca karı laflarına kulak asıyorum
Artık çayımı hiç süzmüyorum ben
Gözlerim hep o ince belli bardakta
İnceldiği yerden kopuyor düşlerim
Sana olan sevdam koca bir çınara benzer
Güçlü kökleri çok eski zamanlara dayanır
Şairler şiirler yazar ozanlar türküler söyler
Sanki bütün sevenler gölgesinde yaslanır
Birbirimize sanıldığından çok daha yakınız
Hangi hasta ruhlu yazarın kaleminden çıktın sen güzel kız Clémentine
Ben hafta sonları siyah beyaz ekrandan seni hep tırsarak izledim
Yakışıklı beybaban maceracı bir pilot ve serserinin tekiydi kardeşin
Cambaz Éole cici annen oluyorsa peri Héméra anneden öte eminim
Allah’ın cezası ateşli iblis Malmoth el kadar kızcağızdan bilmem ne ister
Şu bizim zavallı çöp adam
Fakir fukara bir adamdı
Çöpüne pasına bakmadan
Koca bir ömür boyunca
Bembeyaz sayfalarda yaşadı
Şişenin içindekileri döktüğü kısmına darboğaz deriz
Hani kimimizin tam da kafaya diktiği o musluksu yer
Başımıza gelen her musibete bir günah keçisi isteriz
Ağzına geleni şişelere saydırıp sonra ver Allah’ım ver
Öyle ya canım, zavallı şişelerin ağzı var dili yok hani
Nasıl olsa onlar işe yaramaz lanet olası birer darboğaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!