Kadınlara hiç makyaj yapmayın derim
Ben bu konuda Mevlana’yla hemfikirim
Hem makyaj yapsanız neye yarar ki
Yağmur köküne kibrit suyu dökmez mi?
Belki sulu bir öpücükle son bulur hileniz
Size bir sır versem acaba ne dersiniz
Tam da köşeyi döndüm derken
Karşımda o bildik çıkmaz sokak
Düze çıkmak için vakit çok erken
Sora sora Bağdat bulunurmuş ya
Bir Allah’ın kulu da yok ki sorsak
Dur kız dur sakın ha öpme o lavuğu
Kime diyorum be seni şaşkın seni
Ben ezelden tanırım bu rezil çocuğu
Neden hala öyle alık alık bakıyorsun
Daha görmedin mi beni be güzelim
Ben yüksek taş üstündeki koyu yeşilim
İki kişinin bildiği şey sır değildir derler
Öyle ya insanoğlu az mı çiğ süt emmiş
Boşuna mı sandınız çığ gibi şüpheler
Zaman milattan belki binlerce yıl öncesi
Emektar postacı kuşlara güven kalmamış
Ulan kaç zamandır yalan oldu görüşmek
Gel seninle bu akşam iki lafın belini kıralım
Mesela lafın biri aşk olsun biri de sevmek
Yahu gözüm ben seni hiç lafsız bırakır mıyım?
Ümitsiz bir şarkıda içli bir şiirde savaş başlasın
Geçenlerde senin kitabını gördüm
Tıpkı sen ve Cahit Sıtkı Tarancı gibi
Tam da ortasında garip bir ömrün
Son durak çok daha yakın belki
Bana kalsa hiç okuyacağım yoktu
Ah o güzel şairimin hatırı yok mu?
İlke hiç şüphe yok ki bizim iş yerinde en renkli simadır
Sabah güler yüzünü görmesek o günden hayır gelmez
İlke dediğin adam kör masalara güneş açtıran adamdır
Onun günaydın demesi bile öyle gelişigüzel bir iş değil
Teker teker ismini zikretmeden hiç kimseyi boş geçmez
Sana şiir yazdığım ilk gündü
Bir umuttur karşına çıktım
Görünce ne senin yüzün güldü
Ne düşlerim gerçek oldu
Hiç günahsız yere kara kalemi
Ortadan ikiye kırman yok mu?
Ah sen yok musun, ah sen?
Hani o içimdeki barbar kadın
Ne çok sevdim seni bir bilsen
Dilimde mühür gibi senin adın
Nereden çıka geldin bilmem
Duyduk duymadık demeyin
Size güzel haberlerim var
Şimdi beni iyi dinleyin
Hani öyle çok isterdiniz ya
Hem de dünyalar kadar
Herkese bir ev bir araba




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!