Afrika ormanlarında biri var ki beni çok güldürür
Yazın sıcağında üstüne fanila giyen o koca adam
Yalın ayak ormanda dertsiz gamsız hayat sürdürür
Hiç mi terlemez o mübarek beton gibi sert gerdan
Ben sana hastayım be Afrikalı cengâver gergedan
Pek farkında değilim ama
Bazen çenem düşermiş
Bari biri gelip üstüne basmasa
Maazallah sonra ne yaparım
Güya çirkin sesime aldırmadan
Konuşurmuşum saçma sapan
Öyle sakin duruşuma bakmayın
Uzunca yılların yorgunluğu var
Hem ben ne fırtınalar kopardım
Siz nereden bileceksiniz canım
Aşklar, savaşlar, ne maceralar
Kamera döşemiş sağa sola
Masaya oturmuş bizi izliyor
Bakınıp duruyor sana bana
Tuhaf adam patron efendi
Can sıkıntısı mı var bilmem ki
Yoksa korku mu salmak istiyor
Ben seninle paylaşmak isterdim
Ayakta gittiğimiz otobüsün bir karış açık camını
Solumak isterdim içeri sızan buz gibi havayı
Aniden basılan her olur olmaz frende
Sallanan askıya can havliyle tutunmak
Birbirine dokunurken ürkek parmaklarımız
Sen kocaman saraylarda yaşa
Duvarların bile altın kaplı olsun
Vezirin, rezilin sana selam dursun
Bize çok bile çadırdan bozma oda
Olursa içine bir parça güneş vursun
Sen en güzel yemeklerden ye
Tut ki ben periyodik cetvelim
Metalinden ametaline kadar
Ne istersen önüne sererim
Rüyanda bile görmesi çok zor
Bu kadar element akla zarar
Küçükken kemer sıkmayı öğrendik
Biz kurşun kalemin boyunu ölçerdik
Öyle hemen yenisini almak yok
Serçe parmaktan kısalsın hele bir
İmdada yetişir eskimiş bir permatik
Sen ne güzel adamsın Nikola Tesla
Bilim âleminde ölümsüz bir mücahit
Zamanın ötesine geçen büyük mucit
Zekâ küpü o başını huzur içinde yasla
Uzun ince yapılı mütevazı bir adam
Çocuk telaşımla nüfus sayımını gözlerdim
Kapıda akşama kadar sokağa çıkma yasağı
Sandalyeme oturup sayılmayı iple çekerdim
Apartmanda çaylar ve böreklerle kutlanırdı
Kimsenin kimseye gitmediği nüfus bayramı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!