Hatırlıyorum adı Mücahit’ti
Çok iyi saz çalardı
Gözleri hiç görmezdi
Gariban bir adamdı
Bizim yurtta kalırdı
Ah o şarkılar yok mu?
Hani gözü çıkasıca
Beni benden eder
Koyar bir zindana
Ölmekten beter
Ben yurda başlarken
Dokuzuncu yılında Sebahattin
Gençlik gelip geçerken
Yurt köşesinde garibim
Bakmayın deli diye
Bayraktan geçilmez oldu sokaklar
Havada kirli siyaset kokusu var
Yine bir seçim geliyor olmalı
Şimdi renk renk uçuşur bayraklar
Fakir sokaklara ne diye asılı
Sen minik şehzadem
Gel masum günahsız
Sana nasıl söylesem
Bil ki hayat acımasız
Kelli felli birisi değilim
Ben şemsiyeden nefret ederim
Güya yağmurdan korur öyle mi?
Vallahi kuru kalmaz hiçbir yerim
Hele hafiften bir rüzgâr esti mi?
Tersine döner zavallı telleri
Satar seni elinle beslediğin hain
Nasıl da yer ettin içimde
Anlamadım gitti doğrusu
Bütün her şey birden bire
Ne olduysa bir günde oldu
Sana âşık olasım tuttu
Aptalca ateşi tutar gibi
Mahallemiz şairlerinden
Falanca oğlu filanca
Hakkın rahmetine kavuştu
Hani bir hayli uzunca
Sürse de şairlik faslı
Bugün nihayet son buldu
Ne yamandır sakalım
Yüzümü bıçak gibi
Parçalayıp çıkar ya
İnatçı ve asi
Saçlarım gibi değil
Vay canına yandığım
Demek beni sevmiyorsun
Sevmek ne kelime canım
Üstelik nefret ediyorsun
Sen onu benim külahıma anlat
Ben seni bilmez miyim hiç




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!