Ne zaman seni görsem
Sana bir haller olur
Saçların değişir yeniden
İlk bakışta tanıyamam
Benim gibi savrulur
Saçına kara kalem takan hanım kızımız
Söyler misin o kalemin kime faydası var
Saçının teline zarar gelse önce biz acırız
Hem kalem dediğin kılıçtan bile keskindir
Hele doğru yazarsa boynum kıldan incedir
Böyle nimeti boşa harcamak inan ki ayıp
Vezirin şahı sevdiği kadar sevdim seni
Ve bağlı olduğu kadar sana itaatkâr
Sensiz yaşamak zaten haram değil mi?
Sana karşı benim boynum kıldan ince
Gönül her şeye razıdır aşk başa gelince
Allah şahit dün yine sana çok şiirlendim
Ağzını burnunu yazmak geldi içimden
O kahrolası hıncımla kâğıtlara bilendim
Tek bir satır çıkmaz mı lanet kalemden
Kelimeler muktedir değil seni anlatmaya
Ah o şarkılar yok mu?
Hani gözü çıkasıca
Beni benden eder
Koyar bir zindana
Ölmekten beter
Onulmaz derdimin dermanı varsa sendedir
Sen kadim nehirleri kavuşturan Şattülarap
Bir yanın yeşil Fırat bir yanın serin Dicle’dir
Şimşekler çakarcasına vur ki dinsin bu azap
Ben yurda başlarken
Dokuzuncu yılında Sebahattin
Gençlik gelip geçerken
Yurt köşesinde garibim
Bakmayın deli diye
Bayraktan geçilmez oldu sokaklar
Havada kirli siyaset kokusu var
Yine bir seçim geliyor olmalı
Şimdi renk renk uçuşur bayraklar
Fakir sokaklara ne diye asılı
Coşkun ırmaklar gibi omuzlarına dökülen saçlarından süzülerek
Saç derine derinlemesine nüfuz eden şampuan olmak isterdim
Kelle koltukta kaçaklar gibi beyninin düşünce lobuna sürünerek
Özgürlüğe kapak atmanın ferahlığıyla sınırsız düşlerine girerdim
Allah canımı alsın o ceylan gözlerini tek bir an olsun yakmazdım
Sen hiç bekledin mi?
Bile bile umutsuzca
Seni sevmeyen birini
Sevdin mi hiç ahmakça
Sen hiç konuştun mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!