Tükenmeyen kalem mi olurmuş canım
Kalem dediğin şey bal gibi tükenir
Ha mürekkep ha üç beş damla kanım
Kalemi bir tarafa bırakın, ben tükendim
Ben ki kaç tükenmez kalem eskittim
Bembeyaz sayfalara savaş açtım
Madem kendi başına dikemez
Terzinin söküğünü siz dikiverin
İğne iplik elinize mi yapışır canım
Adamcağızı çıplak gezdirmeyin
Günün birinde değiştirin koltukları
Tolga’yı Gebze’den tanırım
Eskiden aynı yerde çalışırdık
Her sabah üç aktarma yapardım
Kırk kilometre yolculuk cabası
Sanayide açılırdı bir tozlu kapı
Kapıyı hep aynı çocuk açardı
Keşke sihirli sözcüğü bilseydim
Aşıp uçsuz bucaksız Çin Seddini
Toprak ordunun başına geçseydim
Kim bilir kaç asırdır yerin altında
Biraz paslanmış olsa da askerler
İnce ve narin ayakların ucunda
Süzülüp giden o güzelim kadınlar
Keşke yere daha sağlam bassalar
Sırık gibi uzun topukların üstünde
Cambaz kesilir zavallı ayaklar
Sanki ha düştü ha düşecek gibiler
Sabah akşam aklımda sen dilimde sensin
Soframda hiç bitmeyen temcit pilavı gibisin
İki de bir aklıma gelip durma gözünü seveyim
Ara sıra da olsa beni kendimle baş başa bırak
Müsaade et şöyle ağız tadıyla biraz düşüneyim
Mesela gözlerinin içi mi dışı mı daha güzeldi
Bizim reisimiz Denizci Temel Reis
Biraz ufak tefek biraz da çelimsiz
Piposu geminin bacasına benzer
Tutuştu mu ucunda ıspanak tüter
Hele bir kutu ıspanağı devirince
Tek kanallı siyah beyaz günlerimden kalma bir anıydı
Ben o zamanlar kısa pantolonlu masum bir çocuktum
Hatırlıyorum pazar sabahları yayının adı Tele Pazar’dı
Seyyar mikrofonun başında kır saçlarıyla Cenk Koray
Yüzünün altından bir şey çıkacakmış gibi muzip gülüşü
Ah o rahmetle andığımız güzel günler şimdi dile kolay
Yıllar önce evimize girdin sen tombul gelin
Çoluk çocuk bütün ahali seni çok sevdi
Daha sen gelmeden çoktan hazırdı yerin
Alımlı başında dantelli beyaz bir duvak
Ev halkı başına toplandı cümbür cemaat
Tam benim kalemimsin
Boyun boyuma uygun
Sen benim güzelimsin
Hele o gözlerin yok mu?
Gözlerine aşık oldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!