Hanımların dikkatine
Overlok makinesi ayağınıza geldi
Halı, kilim, yolluk, paspas kenarına
İster ilkbahara ister sonbahara
Bir güzel hasret çekilir
İnsanoğlu gökyüzündeki ozon tabakasını az çok bilir
Bilir bilmesine de cahil başıyla onu hiç önemsemez
İnce bağrını delmek pahasına elinden her pislik gelir
Oysa onların bilmedikleri ikinci bir tabaka daha var
Belki bilip de canını okumaktan müthiş haz aldıkları
Yeryüzünde şiir yazıp saz çalan garip ozan tabakası
Ben seninle paylaşmak isterdim
Ayakta gittiğimiz otobüsün bir karış açık camını
Solumak isterdim içeri sızan buz gibi havayı
Aniden basılan her olur olmaz frende
Sallanan askıya can havliyle tutunmak
Birbirine dokunurken ürkek parmaklarımız
Küçükken kemer sıkmayı öğrendik
Biz kurşun kalemin boyunu ölçerdik
Öyle hemen yenisini almak yok
Serçe parmaktan kısalsın hele bir
İmdada yetişir eskimiş bir permatik
Zapt etmiş tepeyi düşman Yunan
Telefonun ucunda Başkomutan
Tepeyi ne zaman alırısınız diye sordu
Albay Reşat Bey Ziya Paşa’nın oğlu
Yarım saate kadar alırız diyordu
Aradan on beş dakika geçer
Bulutsuz havada yağmuru bilmek çok güzel
Lakin adamı esir alan inceden ağrılar olmasa
Uslanmayı bilmeyen arsız çocuk gibi bir şey
Yönü belli olmayan yel esip omzuma vurmasa
Kötülükleri gizleyen sis manzarasına hastayım
Sıcak denizlere açılmayı düşleyen bir Rus Çarı gibi
Ben de gözlerindeki denize açılabilmeyi isterdim
İçime dökülen umut ırmakları şimdi hasret denizi
Gönlüme ilkbaharı getirmek için neler vermezdim
Buz tutmuş yüreğimdeki asırları deviren zemheri
Puslu manzaramın önünden çok uzaklara gitmeli
Bazen yelek cebine sığar ata yadigârı gibi
Bazen incecik kollarda nazlı nazlı salınır
Bir camın içine tıkılır kadere mahkûm biri
Ümitler denizden çekilen kum gibi dağılır
Suçu her neyse sırtından çivili duvara asılır
Cümle âleme ibreti âlem bir darağacı sanki
Çayımın buharı gibi burnumda tüten sevgilim
Devirip koca demliği demir alasım var limandan
Seni ilk gördüğüm o meçhul tarihe gidesim
Bir hırka bir ceket kaçasım var şimdiki zamandan
Sen akışına aldırma sakın vakit ilerlerse ilerlesin
Saçına kara kalem takan hanım kızımız
Söyler misin o kalemin kime faydası var
Saçının teline zarar gelse önce biz acırız
Hem kalem dediğin kılıçtan bile keskindir
Hele doğru yazarsa boynum kıldan incedir
Böyle nimeti boşa harcamak inan ki ayıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!