Ben kimselere benzemiyorum
Ne yapsam olmuyor bir türlü
Bir başkasına bölünemiyorum
Çift sayılar gibi değilim ikiyüzlü
Ya o sıradan tek sayılar nerede?
Şimdi neye gülüyorum biliyor musun?
Hani her fırsatta benden kaçmayı başardın
Sen bu filmin sonunu biliyor musun?
Ah bir bilsen bir yaşına daha basardın
Sinirden kendini yiyip dururdun belki de
Ölünce seninle aynı toprağa gireceğiz
Önüne gelen dert yanar
Ateşini verir alttan alttan
Hep benim bağrım yanar
El âlemin maskarası oldum
Bedenim ateş ve duman
Siz böyle yandığıma bakmayın
Sandığınız kadar güzel değildi
Öyle çirkin falan da sanmayım
Senin benim gibi sıradan biriydi
Lakin ayın on dördünde doğmuş
Zaman galiba seksenli yıllardı
Bizim evde telefon ne gezer
Birileri cin gibi rehber çıkardı
Yirmi dört ayar saf altından
O biçim fiyakalı ve muteber
Artık insanları tanıyamaz oldum
Fark etmeden omurgasız mı oldular
İnsan olan sözünü tutar sanıyordum
Meğer ikiyüzlüymüş o havalı adamlar
Rakamlar içinde böyle bir çift rakam var
İnsanlardan hiç de geri kalır değiller
Soğuk bir kış günü başladı kuşatma
Suçum günahım neydi hiç bilmeden
Çıkarma yaptı yenilmez donanma
Üstüme gelip çok uzak denizden
Hücum borusu çaldı avcı gemiler
Ben Yeni Dünyanın eski insanıyım
Hani okullarda okuturlar ya sana
Tarih kitaplarında kayıp bir sayfayım
Sen Yeni Dünya nedir bilir misin çocuk?
Al eline kâğıt kalem çizmeye başla çabuk
İnceden bir yağmur
Dökülür bahar vakti
Sımsıcak alnıma vurur
Ne güzel kokar toprak
Bir avuç cennet gibi
Anneler günü doğuyor içime
Yoksa bilmiyorum mu sandın
Aldırış etmem ben takvime
Her zaman ki gibi susuyorum
Hep o gün gözlerin dolar ya
Nemli gözlerinden anlıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!