Seninle aşkın DNA’sında yürümek ne yaman şeydir öyle
Sonsuz bir merdivenin her basamağına tırmanmak gibi
Bir diken misali sevdalanmak başındaki tomurcuk güle
Aklımız bir karış havada, ayaklarımızda cehennemin dibi
Gökten kuşku dolu gözleriyle zehir hafiye bulutlar iniyor
Akşamları uyku tutmayınca saclarının her telini sayarım
Ben sayana kadar güneş çoktan kara pencereme ilişir
Her sabah hayaller kurup aşkından yana rızkımı ararım
Ne zaman yolda seni görsem yorgun ayaklarım baş olur
Yoksa güzel sen benim aklımı başımdan almış olmayasın
Hani o zavallı ayaklara kızmak inan bana haksızlık olur
Eski bir lunaparkta
Toplanıp bölük oldular
Karıncalar hazır kıta
Yüzlerde cenk havası
Bilmem kime kızdılar
Turna gibi gözümden vurdu
Kurşun misali fırladı birden
Göz kapağımın üstüne kondu
Dostlarım adına arpacık dedi
Düşmanlarımsa itdirseği
Sıcak bir hamamda çimiyordu Arşimet
Hani derler ya neye niyet neye kısmet
İnatçı bir tas kovanın içinde gemi kesildi
Elinle paslı gemiyi batırmak ne mümkün
Ve karşınızda suyun kaldırma kuvveti
İyi ustanın artırdığı vida gibisin
Avucumun içinde öylece kaldın
Hayatımda yerin yok mu dersin
Yalan değil sensiz bir vidam eksik
Varsın olsun tahtalarım yerinde ya
Ben kimselere benzemiyorum
Ne yapsam olmuyor bir türlü
Bir başkasına bölünemiyorum
Çift sayılar gibi değilim ikiyüzlü
Ya o sıradan tek sayılar nerede?
Sen ara sıra aklıma geliyorsun
Atlıyorum bir arama motoruna
Sadece baş harfini yazıyorum
Yoksa aradığın kız bu mu diyor
Biraz utanıp, biraz kızarıyorum
Alnımda mı yazıyor bilmem ki
Biraz sonra ölecek olan biz şairler
Şerefsiz imparatoru lanetleriz
El pençe divan dursun avareler
Biz ölsek de ayıya dayı demeyiz
Senden korkan imparator olsun
Hani o adam olmaktan yoksun
Bir mezarın başına toplanıp
Dik sütunlara dağılmış güzeller
Yanlış anlaşılmaktan korkarım
Ama inanın hepsi de taş gibiler
Mezarın dört tarafında ayaktalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!