Garson kardeş bize iki çay getir
Bir zahmet gözüm, demli olsun
Bilirsin ya hani tavşankanı denir
Buram buram tütsün dumanı
İçinde mis gibi tomurcuk koksun
Ne kadar da küçük şu insanoğlu
Koca dünyada kör bir nokta
Uzaktan seçilmez boyu posu
Merak edip de yanına varırsın
Ciğeri beş para etmezmiş insanın
Meğerse türlü türlü huyu varmış
Acılar içinde bir kıta
Kol gezer açlık
Siyah inci Afrika
Savaşlar ve kıtlık
Vahşi hayvanlar ensende
Dün akşam metroya bindim
Kartal ilk duraktan
Biraz da bekledim
Bir kız bindi ağır ağır
Sürünerek son kapıdan
İstanbul’da Kız Kulesi
Mersin’de Kızkalesi
Al birini vur ötekine
Zavallı prenses hikâyesi
Abla kardeş miydiler?
Mahalle maçı yapardık eskiden
Takımlar araba yoluna dizilirdi
Bütün mahalleli çıkardı çileden
Araba çarpar diyen mi dersin
Yoksa topumuzu kesmek isteyen
Dünyanın parası tutmuş ayakkabın
Benim çarıklarımsa üç kuruşluk
Altı üstü otuz sekiz numara ayakların
Benim divane ayaklarım kırk bir
Vallahi durum anlaşılır gibi değil
Fazla kilolarla başınız dertte mi?
Bir türlü erimiyor mu göbeğiniz?
Size tavsiyem okkalı bir aşk diyeti
Şimdiden içinize serin sular serpin
İnanın hepiniz mum gibi erirsiniz
Eski bir lunaparkta
Toplanıp bölük oldular
Karıncalar hazır kıta
Yüzlerde cenk havası
Bilmem kime kızdılar
Turna gibi gözümden vurdu
Kurşun misali fırladı birden
Göz kapağımın üstüne kondu
Dostlarım adına arpacık dedi
Düşmanlarımsa itdirseği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!