Şu Kayseri şehrinde
Yıllardır bir hüzün yaşar
Adı Gevher Nesibe
Babası II. Kılıçaslan
Selçuklu hükümdar
Temizlikçiydi kantinde
Elden geçirirdi masaları
Simsiyah kalırdı geride
Zavallı ekmek ufakları
Zıpkın gibi delikanlı
Ben bulutları çok severim
Gökyüzünde bulut gördükçe
Tıpkı çocuklar gibi sevinirim
Yalandan beyaz yelkenlerim
Göğün tepesine doğru açılır
Gezinirim engin maviliklerde
Siz hiç düşündünüz mü?
Niye hayat kadını derler
Yoksa kadının koynunda mı
Hayat bulur azgın caniler
Evet efendiler
Dikilir boğazın sırtında
Yeşiller içinde bir hane
Ulu orta meydanda
Güller açar Gülhane
Yaslanıp bir ağaca
Galata Kulesi’ndeyim
Sana geldim Hezârfen
Bir telaş içindeyim
Heyecanlı, bir bilsen
Merak ediyorsun biliyorum
Hüzün sepeti sensin demek
Sende varmış her bir bela
Hüzünler koy demet demet
Sakın elini korkak alıştırma
Zehir zemberek dolsun sepet
İyi akşamlar sevgili seyirciler
Wembley’den aktarıyorum
Soğuk bir Londra akşamı
Bendeniz bir hayli üşüyorum
Zemin futbola elverişli
Gülmeyip gözlerin
Bakacaksa düşman gibi
Beyhude sözlerin
Bakma bana sevgili
Kaçacaksa ellerin
Yüzün sanki mahkeme duvarı
Yüzen iskeleye asılıp durmuş
Kaşları çatık kızgın darağacı
Mübaşir kuşlar beni çağırır
Şimdi bir gemi limana yanaşır
İdam mangası girer koluma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!