Şu Kayseri şehrinde
Yıllardır bir hüzün yaşar
Adı Gevher Nesibe
Babası II. Kılıçaslan
Selçuklu hükümdar
Dikilir boğazın sırtında
Yeşiller içinde bir hane
Ulu orta meydanda
Güller açar Gülhane
Yaslanıp bir ağaca
Dostlarım bana kızıyor
Haksız da değiller hani
Ne diye böyleyim sanki
Gönlümün esiri olmuşum
Aşktan ötürü sarhoşluğum
Siz hiç düşündünüz mü?
Niye hayat kadını derler
Yoksa kadının koynunda mı
Hayat bulur azgın caniler
Evet efendiler
Yıllar sonra yeniden
Çıka geldim iskeleye
Dillense ya birden
Bir zamanlar seni ne çok
Sevdiğimi söylese
Bir inşaat var yolumun üstünde
İşe giderken geçerim önünden
Terk edilmiş yıkık harabe
Gün doğar yığınlar içinden
İki it var sağa sola havlar
Talihsiz günler içinden sana âşık olduğum gün
Kara defterden kâğıt koparıp bir gemi yaptım
Fikrimin kıyısında yakamoz gibi parladı yüzün
Üçgen yelkeni güvertede yükselir yükselmez
Tükenmez kalemle üstüne senin ismini yazdım
Galata Kulesi’ndeyim
Sana geldim Hezârfen
Bir telaş içindeyim
Heyecanlı, bir bilsen
Merak ediyorsun biliyorum
Hüzün sepeti sensin demek
Sende varmış her bir bela
Hüzünler koy demet demet
Sakın elini korkak alıştırma
Zehir zemberek dolsun sepet
Gülmeyip gözlerin
Bakacaksa düşman gibi
Beyhude sözlerin
Bakma bana sevgili
Kaçacaksa ellerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!