Her akşam nevri döner aklımın
Köşeme çekilip uzaklara dalarım
Loş ışıkta izini sürer gibi yılların
İstemeden ıslığa boğarım geceyi
Gelişi güzel sayıklarım ismini
Sen var ya sen son bir ümittin içimde
Ben seni senden habersiz büyüttüm
Geceler bir çift kâğıt kalemdi elimde
Çakıl taşlarıyla doldurdum şiir denizini
İçinden müsvedde gemiler yürüttüm
Pinokyo bir gün âşık olmuş
Bizim Pinokyo yahu
Hani şu yalancı olan
Yalandan burnu uzarmış
Biz insanlarınsa gururdan
Ben rütbesi toprağa verilmiş çelimsiz bir piyonum
Ayaklarımın altına serilmiş mayınlara gebe kareler
Birinci taburun ön safında ölüm sıramı bekliyorum
Bu meydan öylesine kusursuz bir cenk meydanı ki
Sanki siyah beyaz çizilmiş eli kulağında bir mahşer
Bilmezdim senden önce
Hiç böylesine kibar
Ve budala olduğumu
Hem de dünyalar kadar
Gel de seyret şimdi
Hint kumaşı falan değilim
Bulunmaz pazarda
Sıradan bir adamım
Üç günlük dünyada
İyi arkadaş olurum
En kıyağından hani
Ben seni çoktan unuttum
Unuttum unutmasına da
Her Allah’ın günü hatırlıyorum
Havadan sudan sebeplerim var
Olur, olmadık yerde karşıma çıkar
Ben istemesem de seni hatırlatır
Şimdi senden geriye
Ne kaldı bilir misin?
Yüreğimin ta içinde
Öylesine sana benzer
Bilmem ki sen misin?
Şu bizim Senegalli saatçi
Köprübaşında saat satar
Meraklı gözler bakar
İşten çıkan gelmiş
Kapışılır akşam saati
Her yılbaşında canım sıkılır
Akşam işten çıkar çıkmaz
Eve giderim dosdoğru
Yeni yıla nasıl girersen
Tüm yıl öyle geçermiş ya
Bak işte orası doğru
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!