Garibi aramadık köşe bucak kalmadı
Dere tepe demeden hep izini sürdüm
Hani var ya canım, pek muhterem ayı
Derken tenha köprübaşında rastladım
Çok şükür dünya gözüyle ayı gördüm
Ben kim miyim?
Hatırlamaz oldun öyle mi?
Dur biraz ipucu vereyim
Hani yıllar yılı önceydi
Sana şiirler yazan biri vardı
Aşkınla sarhoş o malum serseri
Hiç birine benzemez
Benim bayrağım başka
Öyle değil parça parça
Ne istiflenmiş kutular
Ne de sıra sıra çubuklar
Sıradan değil renkler
Bu bayram da sensizim
Geçen bayram olduğu gibi
Kederler içindeyim
Dört duvar arasında
Unutulmuş bir deli
Bizim ne güzel gazozumuz vardı
Ah nerede şimdi o eski zamanlar
Küçük bir şehrin damak tadı
Sade gazozdan çok öteydi Bağlar
Karabük’ün gizem dolu içeceği
Şu bizim ev sahibi
Amma fiyakalı adam
Meşhur Arif Edendi
Şimdi çıkar kapıdan
Ayda bir uğrar
Her şey okulda başladı
Farkında mıydım bilmem
Yerim en arka sıraydı
Nasıl oturduysam artık
Hiç kalkmadım yerimden
Takmış omuzuna tüfeği
Aklı sıra hava atar dağlara
Önünde havlar av köpeği
Korku salar uçan kuşlara
Ayağında garip çizmeler
Ara sıra camiye giderim
Keşke hep gidebilsem
Engel olan yok bilirim
Ama biraz gevşeğim
Biraz da sersem
Ne dersiniz insanoğlu aya gitti mi?
Bu soru ara sıra aklıma takılır
Ne o deli miyim yoksa divane mi?
Haydi, haydi bırakın şimdi kibarlığı
Sizi duymadığım yalan sayılır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!