Bizim çocukluğumuz ucuzdu
Oyuncak istemezdik kimseden
Sokaklar tıka basa doluydu
Oyuncak, hani o en güzelinden
Tıpkı define arar gibi dikkatli
Temizlikçiydi kantinde
Elden geçirirdi masaları
Simsiyah kalırdı geride
Zavallı ekmek ufakları
Zıpkın gibi delikanlı
Ben bulutları çok severim
Gökyüzünde bulut gördükçe
Tıpkı çocuklar gibi sevinirim
Yalandan beyaz yelkenlerim
Göğün tepesine doğru açılır
Gezinirim engin maviliklerde
Ben en çok burnunu sevdim
Hani var ya biraz uzunca
Aşkın gözü kör mü dersin
Senden güzeli yok cihanda
Hep bir eda var yüzünde
Şu Kayseri şehrinde
Yıllardır bir hüzün yaşar
Adı Gevher Nesibe
Babası II. Kılıçaslan
Selçuklu hükümdar
Dikilir boğazın sırtında
Yeşiller içinde bir hane
Ulu orta meydanda
Güller açar Gülhane
Yaslanıp bir ağaca
Dostlarım bana kızıyor
Haksız da değiller hani
Ne diye böyleyim sanki
Gönlümün esiri olmuşum
Aşktan ötürü sarhoşluğum
Siz hiç düşündünüz mü?
Niye hayat kadını derler
Yoksa kadının koynunda mı
Hayat bulur azgın caniler
Evet efendiler
Hayvanat bahçesi yok mu?
Koskoca bir zindan
Yüzlerce hayvan dolu
Koparılmış evinden
Yüzlerde hep hicran
Gel vatandaş gel sen de gel
Size bir araba dolusu şiir getirdim
Hayat pahasına değil bunlar
Yetişin bedava benim şiirlerim
Şu gördükleriniz ilk yazdıklarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!