Nezaman ağırlık çökse ruhuma
Ayak seslerini duyarım
Hırçın rüzgârlar savrulur
Senin labirentlerinde sıkışıp kalırım
Kapılar kapanır üstüme sessizce
Gıcırtıları acıtır yüreğimi
Bir sevdanın burcundayım,
Merdiven merdiven sevgi biriktiriyorum
Bir sabah rüzgârı doluyor ciğerime
İçime çektiğim yoksa sen misin
Bu aşkın ummanında bir yelkenliyim
Dümenim kırılmamış rotası belliyim
Ne güzel seni sevmek;
Beyaz köpükler saçan fıskıyelerin sesinde
Nevruz nefesi deyiyorken gözlerine
Ellerinde bir tutam bahar mutluluğu
Ve yeşilin her tonunda gülüşlerin
Ruhumu okşayan dalgalar gibi vuruyor
Karşımda Karadeniz içimde sen
Nasıl haykırıyorum bir bilsen
Bir ağustos böceği bacadan düşmüş
Sabahlara dek uyutmaz
Poyrazın saldırdığı Karadeniz
Savunmaya çekilmiş
Palmiyeler sabah serenatında
Güneşi içiyorlar kirpiklerinden
Ben karanlığın yalnız şehri
Sokaklarımda susmuş yıldız ışığı
Göletlerde ay'ın kocaman ayakları
Uzak sevdalaradır çağrışımları.
Bir hüzün anıdır gece
Bir yığın insanı katmış önüne
Sürür durur...
Dünya'nın merkezinedir yolculuk
Güneşe uzanan yolda
Trafik durur.
Usul,usul sokulur yalnızlık
Gecenin koynunda sinsi bakışlı baykuş
Başı dumanlı ormanlar basar yüreğimi
Eteklerini kâbus...
Oralardan buralara bir ses gelir
Ayak izlerime bastığın yerden
Ne zaman baksam yüzüne
Bulutlarını görürüm bahar esintisi gözlerinde
Gülüşlerin kurumuş yataklarından
Bir nehir gibi akar,gönlümün eteklerine
İpekten bir sevdadır yüreğin
Alır götürür maviliklere
Tükenirdi gözlerinde bahar
Ellerinde yürüyen yolların
Çıkmaz sokaklarının umutsuzluğu vardı
Düşlerin serapta tükenişi gibi
Yaşam bir gönül mirâcının varsıllığında
Tanrı'yı zikrederek yürürdü karanlıkların üstüne
Bakar mısın,gözüm kaldı birtanem
Ver gönlünü al gözümü yüzümden
Sana dair bir gül diktim birtanem
Ver dikeni al gülünü özümden.
Yaşadığın göletlerde birtanem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!