Yaşandı işte yaşanması gereken
Yıllar,
Umutlar namlunun ucundaydı
Kan kırmızı umutlar,
Hele çocuklar;
Beyinlerine üşüşen yıldızları
Bana mutsuzluğunu söyle;
Uçurumlarında kaldığın sevgisizlikleri
Örümcek ağlarına takılı kalan sevgileri
Acılarına dikeceğim özgür kardelenleri
Fırtınalarına gülümsesin diye...
İçimizde yalnızlık vardı
Güllerde özlem,
Yürek hüznü toprağa düşer
Güz sabahları yaprak yaprak.
Dağların zirvesi görünmez sisten
Kardelenler baş kaldırır zirvesinden
Tırtılın kanatlarını beş geçe
Ellerimizin içinde ölüm
Mavi özgürlükler kopar
Milyarlarca dünyalar susar
Ne kırmızı çizgiler ne şafakta güneş kalır.
Ben ölürsem sen ölürsün
Nezaman ağırlık çökse ruhuma
Ayak seslerini duyarım
Hırçın rüzgârlar savrulur
Senin labirentlerinde sıkışıp kalırım
Kapılar kapanır üstüme sessizce
Gıcırtıları acıtır yüreğimi
Bir sevdanın burcundayım,
Merdiven merdiven sevgi biriktiriyorum
Bir sabah rüzgârı doluyor ciğerime
İçime çektiğim yoksa sen misin
Bu aşkın ummanında bir yelkenliyim
Dümenim kırılmamış rotası belliyim
Yalnızlık sinsice çöker içime
Garipsi bir burkulma sızlatır beni
Dertleri yudum yudum çekip sineme
Kadehlere bakarak ararım seni
Sensiz kadehler dolmayınca
Yanımda sen olmayınca
Gözlerim var benim yürek bakışlı
Ellerim sevda nakışlı
İstanbul'dan büyük ayaklarım var
Sıkışıp kalmış bu şehirde
Oysa sen bir el kadar yakınsın
Ellerimde..................tutamadığım.
Sen gülmezsen;
Gözlerimde güneş söner,dünyam kararır
Karanlıklar miras kalır gönlüme
Kaptansız bir gemi gibi çarparım kayalara
Paramparça olurum,
Düşerim kızıl ufuklara...
İsterse bir rüzgarın uğultusu
Yapraklarda kesilsin
Sahilleri dövsün denizler köpük köpük
Homurtular sessizliğinde boğulsun
Kozmik nidalarında evrenin
Bir yaşam sussun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!