Seninleyim;
Yirmidört saatindeyim.
Bir ağacın yaprak yaprak ellerinde
Sevdanın yeşeren dallarında.
Durduralım saatleri
Zaman tükensin yüreklerimizde.
Yüreğimde artçı depremlerin sarsıntısı
Göz pınarlarımda kuruyan ırmakların sessizliği
Gönül bahçemde yeşile hasret gözlerim
Bir gece içimde söndürdüğün yıldızlar
Kara delikler misali kaybolan ışıklar
Sen benim yaşama hevesimi bir günde söndürdün
Zarlar hep Roma da atılır;
Africanın doğuşudur Pön Savaşları
Bu kez Kartacaydı zarların adı.
Sezarların ayaklarıyla yürüdüler
Yüreklerini karartarak
Binlerce yıldır
Tırtılın kanatlarını beş geçe
Ellerimizin içinde ölüm
Mavi özgürlükler kopar
Milyarlarca dünyalar susar
Ne kırmızı çizgiler ne şafakta güneş kalır.
Ben ölürsem sen ölürsün
Yalnızlık sinsice çöker içime
Garipsi bir burkulma sızlatır beni
Dertleri yudum yudum çekip sineme
Kadehlere bakarak ararım seni
Sensiz kadehler dolmayınca
Yanımda sen olmayınca
Sen gülmezsen;
Gözlerimde güneş söner,dünyam kararır
Karanlıklar miras kalır gönlüme
Kaptansız bir gemi gibi çarparım kayalara
Paramparça olurum,
Düşerim kızıl ufuklara...
Gözlerim var benim yürek bakışlı
Ellerim sevda nakışlı
İstanbul'dan büyük ayaklarım var
Sıkışıp kalmış bu şehirde
Oysa sen bir el kadar yakınsın
Ellerimde..................tutamadığım.
İsterse bir rüzgarın uğultusu
Yapraklarda kesilsin
Sahilleri dövsün denizler köpük köpük
Homurtular sessizliğinde boğulsun
Kozmik nidalarında evrenin
Bir yaşam sussun.
Hüzün bulutları sardı içimi
Dokunsalar ağlardım
Anılarıma tutundum
Sarmaşanlar misali
Yıkılmadım...
Sağnak bir yağmurdun gelişinde
Kanadında iyileşmeyen kurşun yarası
Yüreğinde ihanetin kalleş izleri
İçinde vurgun yemişliğin paniği
Yolunda kaderin oyunu güldürmeyen
Yalnızlık kimsesizlikten alır öcünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!