Gel! ..dinlerim seni tut ellerimi,
Gecene umut olur sesim,
Gel! ..karanlığı tutsak eder güneşim.
Bilemezsin kımıl,kımıl
Sürüngen bir rüzgârdır
Kanatsız karıncalar,
Gökyüzü sağnak karanlık
Koşar adım yıldızlar geçiyor
Bir yanıp bir sönen
Yüreğimde tayf çizgisi
Gittikçe uzaklaşıyor
Derinliklerin kalbinde kayboluyor.
Bahar donanımlı gözlerinde
Yaz musonları esiyor
Bereketli topraklar üstündeyim
Ekinler boy veriyor.
Seninle çarpışan iki bulutuz
Havamız yanıyor
Gece sanki bizi bekliyor,
Yıldızlarını gizlemiş ağlayan gözlerle
Seninle başbaşa kalabildiğim
Başka zaman dilimi yok.
Sen içime çektiğim gece
Yüreğimde yakamoz oluyorsun
Gül bülbüle kur yapıyordu
Gülün hatırınaydı dikenine katlanmak
Bülbülün çilesi bu olsa gerek
Açan bir güldü baharda aşkımız.
Yüreklerimizde tropik rüzgarlar esiyordu
Çiçekler açamaz kar altında
Baharı bekler,
Yarılan dalgaların beyazlığıdır
Kırılan umutlarım.
Sarnıçlar geçer yüreğimden
Bomboş,
Sevgisizlik kölelerinin;
Hasta,sakat,acımasız çocukları,
En kötüsü insanlığın,insanlığın
Arkasına gizlenen ölüm arabalarıyla,
Bir baştan bir başa dolaştılar
Koca şehrin caddelerini...
Ben seni sevdim;
Ne kimselere sordum
Ne kimselerden duydum
Ne geçmişini bildim
Ne geleceğini,
Yıldızlar çizdi yolumuzu
Dalgalar dağların adıdır
Sıra sıra dizilirler
Volkan gönlümün eteklerine
Göğsünde sevginin beyaz köpüğü
Suda erimeyen mutluluklardır.
Dalgalar ummanın yürüyen ayaklarıdır
Uçtun sen;
Sevdanın eteklerine,
Pembe bulutlar yükseliyordu gökyüzüne
Bir pamuk kadar hafif ve beyazdı duygular
Meleklerin o kutsal mekânında...
Koştun sen;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!