Yüreğinde bir bahar renk renk sevda dokuyor
Yüzünde pembe güller tomurcuklar açıyor
Güneşin ışıkları gül yüzüne vuruyor
Mutluluk yağmurları damla damla yağıyor.
Ayışığı parlarken yakamozlar yanıyor
Seninleyim;
Yirmidört saatindeyim.
Bir ağacın yaprak yaprak ellerinde
Sevdanın yeşeren dallarında.
Durduralım saatleri
Zaman tükensin yüreklerimizde.
Bak fırtınalar dinmiyor gönlümüzde
Ay yakamozlara inmiyor
Güneş ne yakamozlara gülüyor
Ne ufuk çizgisinden doğuyor
Ben sevdamı martı kanatlarına yükledim
Sana geliyor hoşça karşıla
Yüreğimde artçı depremlerin sarsıntısı
Göz pınarlarımda kuruyan ırmakların sessizliği
Gönül bahçemde yeşile hasret gözlerim
Bir gece içimde söndürdüğün yıldızlar
Kara delikler misali kaybolan ışıklar
Sen benim yaşama hevesimi bir günde söndürdün
Zarlar hep Roma da atılır;
Africanın doğuşudur Pön Savaşları
Bu kez Kartacaydı zarların adı.
Sezarların ayaklarıyla yürüdüler
Yüreklerini karartarak
Binlerce yıldır
İki adam; adam gibi oturdu
Masanın başına;
'Yarın Cumhuriyeti İlan Edeceğiz'
Gözleriyle ufukları aydınlatan
Işıklarıyla...
Gönüllerinde yanan ateşi
Gözlerinin içinden gülüyorsun
Kısık gözlerinin ardında koca bir mazi
Derinliklerinden sesleniyor ruhunun
Sesin arıtılmış su gibi berrak akıyor
Sen başkasın biliyorum;
Yıldızlar kadar el değmemiş yüreğinle
Baba!
Gittin; her fâni gibi
Vâdenin bitiminde,
Unutmadım;
Babalar gününde değil
Her babalık görevimde...
Bu gece sensizlik çöktü içime
Son kokunda karışıp gitti rüzgâra
Parmağıma düşen son gözyaşındı
Son bakışındı arkamdan çağıran
Ve özlemdi bizi uzaklara ağırlayan
Ne o el sallayışlarını unutabildim
Kuşlar uçtular;
Gözbebeklerimizi okşayarak hafiften
Puslu bir semanın uhrevi sessizliğine
Kanatları maviliklerde rakseden
Esrik rüzgârların eşliğinde.
Dağların zirvesine kurulmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!