Yaldızlı gökler gülüyor gönlüme
İmbikten karanlıkları süzüyorum
Gönlüm evaze etek gibi
Mavi sonsuzluğa açılıyor.
Özgürlüğün sınırsızlığına uçuyorum
Canlı cansız gemiler geçiyor
Sen rüzgârda bir o yana
Bir bu yana sallanan
Fırtınanın kanatlarında
Acıların gözyaşlarında
Terkedilen sevgi sahillerinde
Kokuşmuş sokaklarda
Yıldızlar karanlığa sızmış pırıltılardır
Gecenin kalbine saplanan
Kuytularında derin bir nefestir evrenin
Milyarlarca yıl uzaktan
Kutsal bir aydınlığın
Çağları aşarak gelen sesidir
Yine sen unutulmayan
Sabah güneşiyle parlayan
Gözkapaklarıma inen ağırlık
Yüreğimde ki tatlı sızı
Damarlarımda uçuşan kelebek
Nesin sen yine sen
Bir türlü ulaşamadık mutlara
Umutlarımızı taşıdık avuçlarımızda
Sevdalarımızı gönlümüzde
Hayaller kurduk geleceğe
Binbir çeşit hesaplar peşinde
Tükettik arzularımızı
Dün okudum gazetelerden
Vahşeti,
Terörist sanmışlar iki bebeği
Yaşları biri bir,biri iki.
Onlar bebektiler,çocuk bile değil
Neden ve niçin öldürüldüler
Senin acılarını
Sessiz iç çekişlerini bilirim
Bayramlık gülüşlerini de,
Bazen aldığın nefes bile boğar seni
Büyücüler iş başında
Tütsüleri rüzgârın haşin soluğunda
Sen uçuk aşkların perdahsız yüzü
Hareli yüreğimin gizli bölmesi
Köpüren duygularımın yalnızlığı
Eksilmiyor karakol duvarları güneşinden
Yoksul gölgelerden karanlığa sızan
Bulutların ardından emilen mehtap
Kış altında kaldı yeşil çemenler
Beyaz örtü altındadır bitkiler
Açmak için hazırlandı çiçekler
Bekliyorlar hep birlikte baharı.
Ağaçlarda tomurcuklar canlandı
Bir kez kutsadım seni;
Yağmurlar düşüyordu yanaklarından
Ellerin sıcakmı sıcak
Ve kararlıydı...
Sevgiye inen yumruklara
Tahammülsüz bir başkaldırıydı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!