Âlemin ufkunda mor lekeler var
Kanlı pusuyla düşürülmüş güneş
Zulmün ayak uçlarına.
Evrensel evrilmiş küreselliğe
Aklın sınırlarını aşarak.
Uçarak giden bir gemiye
İpek böceği kozasına sarılı
İpekten şallarıyla
Yanar döner halleriyle,
Ateş böceği kadar yanmayan
İsli lâmbalarıyla
Umutsuz vakadır AYDINLARIMIZ.
Devrimci bir aşktı:
Şafakta postal giymiş güneşin yürüyüşünde
Yüreklerde rap rap sesleri
Darbe sabahında.
Kansız dönüştüm mecnun haline
Leyla nın o en alımlı gününde,
Gökyüzünün tüm gözleri
Görün ve haber uçurun
Güneşin suskun dünyasına
Mehtabın aydınlığında
Gecenin içine yazıyorum dizelerimi
Şafakta toplayacak güneş
Gül! ..yüreğinle gül
Unutturmasınlar gülmeyi
Yaşama merhaba derken
Sorunlar yumak olup
Dağlar gibi üstüne gelirken
Zulme insanca direnirken
Gecenin renginde
Islak gökyüzü damlarken üstüme
Düşlerim savrulur her damlada
Yıldızların gizlendiği...
Gece uyur,acılar uyur,sen uyumazsın
Güneşin doğuşunu bekler bir çınar gölgesinde
Sarı bir yaprak kımıldıyor yüreğimde
Sonbahar esintisi içimde
Sevdalar tek tek tükeniyor
Karanlıklar içinde
Yıldızlar kayıyor gönlümüzden
Hani şarkımız vardı yakamoza ses veren
Gönlümün kafesinde bir kuş çırpınıyor
Köprüden geçiyor yalnızlıklar,
Köprü susuyor,yolların boynu bükük
İçimde fırtınalar yıkıyor setlerimi,
Bitmez tükenmez bir sevdadır bu
Mehtabın dağıtamadığı karanlıklara haykırıyorum
Ben seni sevdim;
Bilmem kaçıncı zamanda
Bir zırhım vardı hani 'Triyas'ta
Kaç yüz milyon zamandan ulaştım
Sana geldim'Tebeşir devri'ndeydin
Tutundum sana ufalanmadan
Ey Sevgili! ..
Ben seni gece de sevdim,gündüz de,
Ne gözün kaldı,ne yüzün,ne de elin
Hele saçların...
Ağzından çıkan sözlerini bile kaçırmadım.
Yüreğini işledim nakış nakış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!