Ahmet Bektaş Şiirleri - Şair Ahmet Bektaş

Ahmet Bektaş

Nötr

İnsan, hiçlikten tercih (ben) ile 1. Boyutta var sayılır; tasarım (ruh) ile 2. Boyutta bilinir; madde (beden) ile 3. Boyutta görünür! “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm”! Bu üç aşamayı boyutlar üzerinden düşünüp boyutlardan gelen bilgi ve hitapları irdelemek mümkün!

Var sayılan, bilinen ve gözlemlenen olarak boyutları 3 aşamada irdelemek mümkün. Boyutlara kaynak olan hiçliğin mahiyeti meçhul! Var sayılan 1. Boyut, (ben): ilmen bilinen, 2. Boyut (ruh, levha, data): görünen, (madde, beden, evren) !

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Mısır

Mısır'daki evrensel döngü, çok göze batarcasına yaşanıyor! Firavun, Musa neslini katlederken aslında karşıt bir enerjiyi de kendi eliyle inşaa etmiş. Sonrası malum. Yusuf dönemindeki tapınak rahipleri de halkı ilahlarla kandırıp aşağılamış ve malı kadını tapınaklara çekmiş. Bunun neticesi olarak da Firavun, Yusuf peygamberle müttefik olup tapınaklara askeri hareket düzenlemiş ve rahipler zindan atılmış. Her şey açık değil mi? Bu karşılıklı enerji akışı gözlenebilir değil mi?

Mısır, din ve mezhep kavgalarının Peygamberlerin (Musa ve Yusuf) diyarı; Musa, Firavunla mücadele ederken Yusuf döneminde Yusuf, devrin firavununun askerlerini tapınaklara saldırtıyor. Rahipleri zindana tıkıyor. Yani bir dönem Yusuf döneminde Firavun tapınaklara karşı bir peygamber ile müttefik olabiliyor! Musa döneminde ise Firavunun sarayında büyüyen bir peygamberle aynı firavun ters düşüyor! İnanç alanındaki kavganın her yanı ve doruğu yaşanmış. Bu miras devir alınmış.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Müstehcenlik

Günlük Türkçe Sözlük; Müstehcen: sıfat; Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız! Demek imiş.

Müstehcenlik nerede başlar, nerede biter? Tıp fakültesinde cinsel organlardan Latince ismiyle bahsetmek çözüm mü? İnsanda olan ve sözlükte de karşılığı olan bir kelime neden günlük yazımda ya da karşılıklı konuşmada kullanılınca müstehcen olsun?

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Moruk

Güncel Türkçe Sözlük; Moruk; 1. isim Gençlere göre yaşlı anne, baba. 2. Yaşlı erkek.

"Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası
Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası? " Necip Fazıl Kısakürek

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Mutlak Değer

İşaretsiz sayının değeri zaten pozitiftir. Negatif olanlar (-) ile gösterilir! Yani bir sayıya ön işaret konmamışsa pozitif olarak kabul edilir, işaret var ise bu (-) işaretidir ki şöyle düşünülebilir! İşaretsiz sade bir sayı pozitif, mutlak değerini ifade eder! İşareti eksi olan sayının da mutlak değeri pozitiftir!

Peki, insanın mutlak değeri nedir!
İnsanın mutlak değeri, pozitiftir yani insan evrende ne işlerse işlesin evrensel sonuç ve işleyiş açısından mutlak değeri pozitiftir! İşareti ne olursa olsun! Çünkü evrenin sahibi açısından işleyiş önemli, işleyişte her unsurun mutlak değeri işler! Ancak insanın evrensel mutlak değeri evrenin sahibi için pozitiftir! İnsanlar açısından kendi aralarında negatif de olabilir! Yani bir insan, diğer insana “Eksi” değer biçmiş olabilir ama bu biçtiği değer, sadece ve sadece kendi vicdani kanaatidir; o insanın asıl değeri olamaz; yani insan, insana mutlak değer biçemez! İnsanlar kendi aralarında, sadece izafi olarak kendine göreceli “İyi-kötü” gibi ya da “Negatif-pozitif” gibi kendince bir anlamı olan ama evrensel manada hükmü olmayan bir değer biçer! Evrenin yaratıcısı, abes iş yapmayacağından yarattığında da eksiklik olmaz! Evrenin yaratıcısı, insanın mutlak değerine baktığı için ya da mutlak değer evren için esas alındığı için bireyin diğer insanları değerlendirmesi sadece kendi değerlendirmesi olacaktır! Yani birey, başkasını nasıl değerlendirirse değerlendirsin o insanın mutlak değeri evrensel olarak pozitiftir!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

NefretSizsiniz

Neden nefret ettiğini düşün; kim olduğunu kendin anla!

“Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim! ” Atasözünün işaretiyle, “Nefret” ile meşgul olanların, meşgalesinin esiri olması kaçınılmaz!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Mehdi Ve Deccal

Mehdi ve deccal konusunu ele alırken bunların temsil ettiği ya da bunların şahsından verilmek istenen uyarının ne olduğuna bakmak isterim.

Mehdi ve deccal göreceli olarak aynı kişiye denir! Birinin “Mehdi” dediğine diğeri “Deccal” diyeceği için nerden bakıldığıyla alakalı değişen bir hal var.

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Meditasyon

İnsanlık tarihi kadar eski bir kavram!

Vikipedi, özgür ansiklopedi:
“Meditasyon, Latince meditatio kelimesinden türetilmiş, sözcük anlamıyla birçok Batı dilinde "derin düşünme" anlamına gelmekte olan bir terim olup, sözlüklerde, "kişinin iç huzuru, sükûnet, değişik şuur halleri elde etmesine ve öz varlığına ulaşmasına olanak veren, zihnini denetleme teknikleri ve deneyimlerine verilen ad" olarak tanımlanır. Meditasyon tekniklerine, ait oldukları, Budizm (Hindistan) , Taoizm (Çin) , Bön (Tibet) , Zen (Japonya) ve İslamiyet'te (tefekkür) gibi inanç sistemlerine göre ve izledikleri yöntemlere göre değişik adlar verilmiştir. Ayrıca günümüzde mevcut farklı inanç sistemleri, mezhepler ve ekoller meditasyonu farklı olarak yorumlamakta ve farklı şekillerde uygulamaktadırlar. Bu bakımdan standart ya da tekbiçimli bir meditasyondan söz etmek olanaksızdır.”

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Matris

Matematikte matris, sayılar (soyut miktarlar) tablosu. Bu tabloyu oluşturan soyut sayı veya miktarlar, aynı zamanda izafidir! Bu izafiyet, soyut olarak kabul edilen miktar veya sayının izafi oluşundan kaynaklı! Yoksa işlem, gayet düzenli! Burada izafi veya soyut miktar ve sayıların, belli bir mantık ile dizilimi ve bu dizilimden çıkan sonuçların da dizilimdeki mantığa uygun sonuç vermesi amaçlanır!

Bir nedir?
Sıfırdan doğan ve sıfıra olan nispeti ile izah edilen soyut bir miktar veya sayıdır!

Devamını Oku
Ahmet Bektaş

Mesaj

İnsanlık, görünenden gösterilene ulaşmak zorunda! Eserden kasıt, eserin yapılış amacıdır! Eserin amacına değil de eserin sahibine yönelmek, amaca dair yönelişi perdeler!

Sual: “Eserden, eserin sahibine ulaşmak! ” konusu, yeterince anlaşılıyor mu? Ya da eser sahibinin, eserdeki amacı bizzat kendisi mi? Yani eser sahibinin eserini överek eser sahibinin eserden maksadı anlaşılır mı?
Dünyaca ünlü bir ressamın eserini gören biri, bu ressamın eserindeki anlatılan her ne ise onu anlamamış olsa ama eserden, eserin sahibine güya ulaşmış olsa! Ve eser sahibiyle baş başa yemek yese! Sohbetler etse ama onun ressamlık alanındaki görüşlerini anlamasa “Eserden, eser sahibine ulaşmak! ” konusu halledilmiş oluyor mu?

Devamını Oku