hayat bu dostum
yüzüne güldüğüne aldanma
sinsidir !
ızdırap ağırlığında bir yüktür
takılır peşine alın yazısı gibi
görünmez kaza gibidir
Ez hatim kuştin
Faîlê min nay zanîn
Bi fermana Dehaq’ê hemdem
Xwina mın vexwarın
Kuştina zarokan hat rewa kirin
Helepçe
Bugünün adını kimse sormaz mı?
Duydunuz mu bu gün neler yaşandığını
Tanrının tanrılığından utandığını
Gözünü şiddetin bürüdüğü işgalcilerin
Tarihe nasıl bir kara leke çaldığını
Soğuktu ve yağmur çiseliyordu
Tanımsız hallere sarmıştı yine bedenim
Sokaklar sanki ruh taşıyordu geceden sabaha
Yalnızlığımla sarmaş dolaş,
bir ışık sızıyordu odama
Ve ben çoktan sensizliğinin senfonisi eşliğinde
gecenin karasında yitip giden ben miyim,
yoksa demlerin acımasızlığı mi?
adı konulmamış riya mı?
kızılın rengi değişti bu aralar.
içimde şimdi simsiyah bir acı var,
sağanak sağanak yalnızlık yağıyor üstüme
here!
êdî bese here,
dereng nemîne
here,
guh nede tu kesî
lı du te kes nemîne jî
Roj îro zû derket
Ê dereng mayî ez bûm
Hatim ji şeva bênamus
Vemirî ronîya cavên min
Ji zordestîya bêbexta
Ey dilê min
Firari bir uykunun hapsindeyim yine bu gece
Aklım zemheride titreyen bir gül
Bir uykusuzluk senfonisi sesine uyanıyorum
Karanlığın en siyahını giyiniyorum
Şiirin cehennemine ilk yolculuk başlıyor:
Önce sevgiliye bir sitem
bu bir oyun,farkında mısınız?
"saklambaç"
ülkemde çocuklar oynamadan ölüyor!
anneler de utanmış olacakki,
saklanıyorlar kara toprağa
çocuklarıyla birlikte.
Rengi bilinmez düşlerimin
Gülüşlerim saklıdır bulutlarda
Suçum yok, günahsızım
İkiyüzlü bir sevda alır beni
Bu şehrin sokaklarına taşır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!