Sen ki bakmadan görürdün
Okudun göremedin
Yansıtan yerlerimde göründü yüzün
Olabilir de
Olmayabilir de
Mesele etmemeli bunları
Yelkovan ve akrep doğmadan çok önce
Henüz yıldızların delinmediği zifiri bir karanlıkta
umutlar hep seraplardı
sadece uzak iken vardılar
yaklaştım
hiç yokmuş gibi yok oldular
gerisi mutluluktan arınmış bir gülmekti
bir espriye kulak misafiri olur gibi
Kainat
Hangi yöne baksam sonsuz
Şükretmenin sonu yok
Hep daha kötüsü var
Daha ağrılısı
İçini boyayan bir renksin
Tasarlanmış boşlukların
Dalga boyu gibisin ışığın
Renk senin sayende
Ama gören benim gözlerim
Duvardaki çatlakta
Bir ot bitmiş görürsen şaşırma
Heryerde yaşam vardı zaten
Biz üzerini betonla örttük
Senin gördüğün
Kelimeler dil için neyse
parmakları teller için oydu
aşk için yüreği o
Parmaklarıyla ana dilini
diliyle çat pat Türkçe`yi konuşuyordu.
Ne biliyorum ki konuşuyorum
işte bunu bilmiyorum
okyanusun derinkilerindeki
çirkin balıklardan yükselen kabarcıklar gibi bildiklerim
ve okyanus gibi bütün bilmediklerim
O kadar çok susasım geliyor ki
tan çeker geceleri
güneşin doğuşunu
bulutları yağmur dere
deniz çeker
yalnızken kalabalık
Zaman
Gönlün en geniş çerçevesi
Kuyu suyunda yansıyan aydan
Basamak basamak inilen karanlık




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz