Dinmiyor çağrısı gözlerinin
Ne kadar susuyorsun oysa
Tek tek yıldızlara bakıyorum
Burçlar çiziyorum gecelere
Dönüp dolaşıp hep aynı aya varıyorum
Dönüp dolaşıp hep aynı aya varıyorum
Karamsar bir şey geliyor aklıma
Bir neslin tükenmesinin akşamında mıyız
Artık Asya ile Temmuz için mi üzülürüz
Bizzat balığın kendisi için mi ağlarız
Bilemeyeceğim…
Sahnesinde durduğum kadar
Koltuklarında da oturuyorum ömrümün
Oynarken yalnızım
Bu bomboş tiyatro salonunda
Ne yaparsam yapayım bir oyun olamıyor bu yüzden
Çok kendindesin
İstiklal caddesi kadar kalabalık gözlerin
Yer bulamıyorum
Uçsuz bucaksız tenhalığım nasıl sığınsın sana
Hayır öyle bir dileğim de yok
Sen yerini seven bir çiçek gibi sevdin
Karanlığın uzak dallarında gizlenen
Bir baykuşun sesiyim
Yüzümü görürseniz sesimi duyamazsınız
Yine avare yürüyorum
Caddelerde
Vitrin camlarına yüzümü çizdiriyorum
Aklımda hala daha çok genç olmalıyım ki
Oldukça yaşlı bir adam
Camlardan merakla bakan
gelmesini beklediğim bir an var
umutsuzca beklediğim
geleceğine dair hiç bir işaret olmayan
hatta gelmeyeceğini bildiğim bir an
ister elbet bir gün gelecek olsun
Dün istifa ettim kendimden
Artık ne karar verirsem vereyim
Beni bağlamaz




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz