Bütün dünya benim evim mi?
O zaman niçin ben
kaldırımda çizgilere basmadan yürür gibi
yürüyorum dünyamın üzerinde?
Bazı günler
bir mahsunluk bükerdi boynunu
Suskunluğu ile katılırdı
neşeli muhabbetlere
Duvardaki bir çatlağa dalardı
giderdi aramızdan
Bir taşında saklı dağın heybeti
Bir damlasında okyanus derinliği
Ellerim tutmanın arefesinde ebedi
İçimden içimden gidiyorum insana
Ağlıyorsam yaşlarım hüznüme bigane
O kadar çok şey dönüyor ki
Sade bu dünya değil dönen
Ya da gökteki erguvansılar
Başka başka şeyler de dönüyor
Umudum mesala
Seksenlerin bilgisayar oyunları gibi
Piksel piksel oldu hayat
Üç soru sorsam
Duyduğum
Kutu kutu
Otomatik cevaplar
Onu gördüğüm zaman
yastığımda akrep görmüş gibi oluyorum
uykusuz geçen bir gecede
uyanıp da ışıkları açınca
kana kana içtiğim kuyu suyunda
Kendisinde durduğu gibi durmaz
Bir insanın yanında bir insan
Güneş bir dikiş iğnesi gibi
Batar çıkar batar çıkar
Ayrılık kolay değil bu yüzden
Anlıyorum ne zaman sökülürsem
Mutluluk dadansa dudaklarına
Papatyalar bitse
Gülsen gülsen gülsen
Neşen hiç bitmese
Şehrin göbeğinde
Asfalt altında kalmış
Yıllardır güneş görmemiş
Yağmur düşmemiş toprak gibi kuru
Solucansız
İşte o yıllar
tek bir vücuttur halk
fakir hastanelerinde
tek bir yüreği dinler doktorlar
stetoskoplarını gezdirip
ovalar gibi geniş göğüslerde




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz