Di
Gülüşü yırtılmıştı dudaklardan
Girdapların uğultusunu duyabilirdiniz
Kulak deliklerinin karanlığından
Hiç bu koca boşluk boğdu mu sizi
Uçsuz bucaksız olan
Daracık geldi mi
Ölmüşsün de
Bir çocuğun tabutunda
Elin ayağın sığamıyormuş gibi
Eğer
karamsarın teki isem ben
Eğer nursuz gözlerimse
karanlık gösteren günleri
Kör isem hala var olan umuda
Beyazlar saklı ise eğer gördüğüm siyahlarda
İnsan yan yana daha güçlü
Ama daha az insan
Yalnızlığı
İnsanı insan yapan
Tekillik vardır
Olmuşun tam ortasında
Bir dudağın diğer dudağa ilk kez değdiği
Mutluluğa teğet bir nokta
Zaten var olan olur
Ezberlenen
Hemen yanımda
Çığlık çığlığa yeşil
Çiçek açmamış daha
Üzerinde bir Mayıs güneşi
Çimenlere yapraklara bürünmüş
Haykırıyor milyonlarca
Öyle bir sözlüğü var ki var oluşumun
Kelimelerimi anlatacak duygu bulamıyorum
Ah bu deli ruhum
Bedenimin toprağına köklerini salmış
Sinir sistemimin yalancısıyım
Beynim
Dikkat
Konuştuğun her şey
Amaçsız kalmış bir ip gibi
Döner döner düğümlenir
Düz sayfaya yazılan uzun cümle eğrilir
Eskiler
Greyfurt tadan bir çocuk nasıl
Tatlıyı ararsa ekşiler arasında
Islak bir patikada nasıl yürürse
Çamura batma korkusuyla
Nasıl nar ayıklarsa bir tanecik bile
Düşürmeden cennet rüyasında
Sen dağın heybetine tutkun
Meydan okumasına zamana
Uzayan gölgesine
Köyler kasabalar sığdırmasına
Ben kabuğun dengesine




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz