Avcının elinde dünya
Buzdan koca bir tuzak
Bir kürek ak tuz atmış
Kayalaşmış ak buza
Ayağıyla sıvamış
Kendi kendimin kalabalığıyım
En berrak sularında da denizlerin
En çamurlu sularında da nehirlerin
Yüzen benim yüzüm
Çokça yanlış çokça eksik
Ama tek anlayabildiğim
- Son tekire dek tirole devam -
Sloganları bu
Bine bölünüp ürüyor bir talan
Bilinç dediğin
An içine sığan sonsuz zaman
Donmayan
Çoğalan
Birbirine bakan iki aynayı oynayan
Başladığı noktaya dönemiyor insan
Yüzümü hangi yana çevirsem
Yanaklarımda aynı esintisi ayrılığın
Ah bu benim kalış hallerim
Ya iskelede kalırım vapur uzaklaşır
Aynı bardağı düşürüp düşürüp kırıyorum
Fayans kanıyor sanki
Hayır
Uysallaşmayacağım
İçimde bir çıban gibi öfkem
Annemin beni büyüttüğü gibi büyütüyorum
Anlamak varlığın
Anlatmak anlamanın
Kötü çıkmış fotokopileridir
Eğer varlığın sözcüsü olmaksa niyetin
Anlatma boşuna
Ne aklın var anlayacak
İnsandan doğmuş olsa da
Çoktan çıktı gitti insandan
Boynuz kulağı geçti
Artık kapital tüm izm’iyle makinede
Ahlak duvarını kırdı hızı
Kanlı çarşafı bayrak diye taşıyarak
Kurşun kalemle yazılmış ömrüm
Aklımda ne kalmışsa
Silinmiş yanlışlar gibi defterlerde
Meyal birkaç hatıra
Ne kadar zorlasam da
Nafile
Mutsuz günlerini kapıları çarparak terk edersin
Hemen bir sigara yakarsın
Mağaza önlerindeki tezgahtar kızlar gibi
Bir anlam arayışı içinde
Dudaklarından tüten dumanı izlersin
Kıvrıla kıvrıla yukarılara uçan




-
Dilruba Taşkıran
Tüm Yorumlarkısa ve öz